''Anne-babaları tarafından denemeye, araştırmaya, yönetmeye, gözlemleyip taklit etmeye, denerken yanılmaya ve bu yolla öğrenmeye teşvik edilmeyen çocuklar, çoğunlukla kendilerini çaresiz ve yetersiz hissederler. Ehvamlı anne-babaların yetiştirdiği çocuklar büyüdüklerinde ehvamlı, ürkek bireyler olup endişe dolu hayatlar sürdürürler. Bu yüzden de anne-babaları hayatlarını yönetmeye, her işlerine karışmaya devam ederler.''
''Çocuklar aile içerisinde ortaya çıkabilecek her türlü tatsızlıkta kendilerini suçlarlar. Boşanmış anne-babaların çocukları kendilerini özellikle suçlu hissederler. Ortadan kaybolan bir anne-babanın çocukları, hayatları boyunca acısını çekecekleri bir darbe yemiş olurlar, görünülmezlik hisleri pekişmiş olur.''
''Uyanık insanları bekleyen tek ama tek bir görev vardı: kendini aramak, kendi içinde bir sağlamlığa kavuşmak, el yordamıyla kendine özgü yolda ilerlemek, yolun nereye çıkacağına aldırmamak.''