Kötülüğün var olduğunu küçükken öğreniyor insan. O bilgiyi sindiriyor. Ama bu ilk kez olduğunda kolay yutamıyor bu lokmayı. Yutulması zor bir şey gibi boğazına takılıyor.
Kadınların basit görünebildiğini ama erkeklerin asla böyle görünmediğini fark ettiniz mi hiç? Bir erkeğin basit görünümlü olduğunun söylendiğini duymazsınız hiçbir zaman. Basit bir erkek vasat biridir, herkes gibi biri, mütevazi hayalleri ve imkanları olan düzgün ve çalışkan biri. Basit bir kadınsa ucuz görünen bir kadındır. Ucuz görünümlü bir kadına saygı duyulması gerekmez, dolayısıyla belli bir değeri vardır, ucuz bir değer.
Stefan Zweig'ın okuduğum kitapları arasında ilk sıralara yerleşti Üç Büyük Usta.
Yazarın biyografik kitabını ilk defa okudum ve edebi anlatımla zenginleştirdiği ama bir o kadar da sade anlattığı dilini sevdim. Çevirisini Almanca aslından Nafer Ermiş yapmış.
Kitapta; Balzac, Dickens ve Dostoyevski'ye yer verilmiş. Bu sene klasik okumalara ağırlık vermeyi düşündüğüm için de klasiklere bu biyografi ile başlamak mükemmel oldu benim açımdan. Tabi her ne kadar üç usta yazar anlatılmış olsa da ilk seksen sayfada Balzac ve Dickens'a yer verilmiş kitabın diğer sayfaları Dostoyevski'ye ait. Kitabını sayfa sayısı göz önüne alındığında ince detaylara kadar bir anlatım yok ama yazarların mizaçları ve bu mizacın eserlerine nasıl yansıyabileceğini net olarak ifade etmiş.
Her yazarın kitap karakterleri kendine benzer, insanın içinde hangi hisler barınıyorsa kalemine o dökülür. Kalem yalan söylemez,abartır, söndürür yeri gelir dengede durmayı öğrenir ama mutlaka yazarından parça taşır. Keyifli okumalar olsun...