Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Böyle bir dünyaya çocuk getirelemez. Kalıcı duyguları olmayan, olsa olsa kah şu yöne kah bu yöne meyleden geçici hevesleri ve kibirleri olan bu şehvet düşkünü hayvanların soyu sürdürülemez ya da acıları kalıcılaştırılamaz."
Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway kitabı, dikkatinizi kendisinden başkasına vermenize müsade etmeyen, bilinçakışı tekniğinin ustaca kaleme alınmış biçimi. Okurken aklınızdan o an bir şey geçti ise, geçmiş olsun o an hangi karakterin düşüncelerinin içinde olduğunuzu karıştırdınız. :)
Kitabın konusu tek bir günde geçiyor. Üst sınıf mensubu Clarissa Dalloway'in (Mrs. Dalloway) akşam ev sahipliğini yapacağı partinin hazırlıkları için sabah erkenden evden çıkıp çiçekçiye gitmesi ile başlayıp akşamki partisinin sonuna kadar süren bir zamanı var. Bu süreç boyunca yolda yanından geçtiği kişiler, gördüğü olaylar, evini ziyarete gelen çocukluk arkadaşına kadar herkes birden romana dahil olur. Bu olaylar ve kişilerin dahil olmasıyla beraber; savaş sonrası dönemin Londra'sını, darmadağın olmuş hayatlar ve hayalleri, karşılıksız aşkları, kariyer ve mevkii kıskançlıklarını, bir yere tutunabilme ve bunu sürdürebilme çabalarını, mutlu görünümlerin ardındaki sorgulamaları analiz etmeye başlıyorsunuz.
Bu kitapta, bir son yok. Biz kitabı bitirdikten sonra Dalloway evinde hayat devam ediyor. Sonrasında neler olduğunu biz düşünüp tamamlayabiliriz belki :)
Ölüm bir kafa tutmaydı. Ölüm bir iletişim kurma girişimiydi; insanlar gizemli şekilde kendilerinden kaçan merkeze ulaşmanın imkansızlığını hissederken; yakınlık uzaklaşıyordu; esrimeler tükenip gidiyordu; insan yalnızdı. Ölümde bir kucaklaşma vardı.