"hoşuna gitmeyen bir şey yapmaya başladığımda ve sen beni başarısız olacağıma dair korkuttuğunda, senin fikrine duyduğum derin saygı öylesine büyüktü ki, belki ileriki bir tarihte gerçekleşecek bile olsa başarısızlığa uğramam kaçınılmazdı. kendi eylemlerime güvenimi yitirmiştim. sebatsız ve kararsızdım. yaşım ilerledikçe, değersizliğin kanıtı olarak önüme sürdüğün malzeme büyüyordu; gitgide bir bakıma gerçekten haklı çıkıyordun."
Sayfa 15 - türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
"ben her zaman yüz karasıydım; ya senin komutlarını yerine getirirdim -bu yüz karasıydı, çünkü komutlar benim için geçerliydi- ya da dik kafalılık ederdim ve bu da yüz karasıydı, nasıl olur sana karşı dik kafalı davranabilirdim; ya da örneğin senin gücüne, senin iştahına, senin becerikliliğine sahip olmadığım için sana itaat edemezdim, ama sen yine de doğalmış gibi bunları beklerdin benden; tabii en büyük yüz karası buydu."
Sayfa 12 - türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu