Büyü insanın yüreğindeki bütün dilleri konuşur
Sayfa 24
İnsanlar armağan olarak çiçek verirler, çünkü çiçekler Aşk'ın gerçek anlamını taşırlar. Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu seyretmek zorunda kalır. Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen, o hep seninle olacaktır; çünkü çiçek, akşamın ve günbatımının ve nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır… … Orman bana bunu öğretti, Senin hiçbir zaman benim olmayacağını, o yüzden de seni hiç kaybetmeyeceğimi öğretti. Yalnızlık içinde geçen günlerimde sen benim umudumdun, kuşkuya kapıldığım anlarda sen benim kaygımdın, inanç anlarında sen benim kesin kararlılığımdın.
Sayfa 236 - Can Çağdaş yayınları·Kitabı okudu
Reklam
İyi bir şarabın tadını, ancak daha önce kötü bir şarap içmişsen anlarsın.
Sayfa 229 - Can Çağdaş yayınları·Kitabı okudu
Utanma duygusu olmasaydı, Tanrı Âdem’le Havva’nın elmayı yediklerini hiç öğrenemezdi.
Sayfa 229 - Can Çağdaş yayınları·Kitabı okudu
Özgürüm. Bedenimle övünç duyuyorum, çünkü bedenim Tanrı’nın görünür dünyadaki yansıması.
Sayfa 213 - Can Çağdaş yayınları·Kitabı okudu
Yazar bilinmeyen Töre metinlerinden birine göre, her insan yaşamda iki yoldan birini seçebilir: inşa etmek ya da toprağı ekmek. İnşa etmeyi seçenlerin işi yıllarca sürebilir, ama günün birinde yaptıkları insaat biter. O zaman kendilerini kendi ördükleri duvarların içine hapsettiklerini görürler. İnşaat durunca yaşam anlamını yitirir. Diğerleri ise toprağı ekerler. Fırtınalara, mevsimlerin getirdiği bütün çetin koşullara göğüs gererler ve hemen hemen hic dinlenmezler. Ama yapının tersine, bahçenin gelişip büyümesi hiç bitmez. Bahçe, bahçıvanın sürekli ilgisini, dikkatini, bakımını gerektirirken bir yandan da yaşamını büyük bir serüvene dönüştürür.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam