Burak

Burak
@brkcskn
Biraz yolumuz var.
Hep makul olmaya, sağduyulu davranmaya çalışarak biçimlendirmeye, yönlendirmeye çabaladığım hayatımda, bastırdığım bütün delilikleri ben âşıkken yaşadım. Aşk benim cinnetim, geçici deliliğimdi. Hayattan, dünyadan, her türlü gerçeklikten koparak deli gibi sevdim, deli gibi âşık oldum, aşklarımı deli gibi tutkuyla, fırtınayla, can yangınıyla yaşadım. Dünyaya, hayata, kainata onca zahmetle açık tutmaya çalıştığım gözlerim ben âşıkken kör oldu. Gözlerime kendi elimle mil çekip kor ateşle dağladım. Sonra bir gün geldi kalbimin yorulduğunu anladım. Nisan 2015
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Birden aklım eskilere gitti. Üniversite yıllarımda tanıdığım kimi kızlara... Kazık kadar olmuş o koca koca kızlar, cilve olsun diye hep küçük kız sesiyle konuşurlardı. Boyun bükerler, parmak çıtırdatırlar, yerli yersiz başlarını omuzlarına koyarak, "Ama biliyor musun, ben sana çok küstüm," gibi sözlerle manasız sitemlerde bulunurlardı.
Ayrıca yalnızca bu memlekette değil, bütün dünyada devrim olacağından, belki kendilerinin göremeyeceğini ama çocuklarının bir gün mutlaka devrimin şafağında omuz omuza gelecek aydınlık günlere bakacağından dem vururlardı... Kızılcık Sopalı Sulhiye'nin sonunda sabrı tükenirdi: "Susun ayol! Yeter içimi şişirdiniz! Ay fenalıklar geldi, sizin gülkurusu şafak rengi devriminizden! Omuz omuzaymış! Ben istemem öyle omuz omuzalık felan, belediye otobüsü mü bu ayol?"
Masalının bütün varlık nedeni olan saate bakmayı bile akıl edemeyen Külkedisi, ayakkabı tekini merdiven basamaklarına bırakarak, kıçını zor toplayıp apar topar kaçabilmişti gece'sinden... Bütün mutluluğunu, küçük numara ayakkabı giymesine borçlu olan bu basiretsiz masal kahramanına hiçbir zaman yakınlık duymamışımdır. (...) İşte bütün o filmlerde, kaçmakta olan Esas Oğlan'ın ayağına dolanan o hırslı ve sarsak kadınlarda Külkedisi'nin çeşitlemelerini görürüz.