Geleneksel kültürle Batı kültürü arasında ve aşırı zengin küçük bir azınlık ile milyonlarca yoksulun yaşadığı kenar mahalleler arasında, sürekli göçlere açık ve bölünmüş olması İstanbul'da son yüz elli yılda kimsenin kendini bütünüyle evde hissedememesine yol açtı.
Rahatlığı da tanıdım, sevgiyi de, gösterişi de. Sürgüne gönderildiğimde de, korkunç kötü yaşama koşulları arasında da aşağılanmadım hiç. Gururum düşüncelerimden geliyordu.
Üniversiteli gençler bu perdeyi yırtmak için kahramanca çarpıştılar sokaklarda, taşla vuruştular, yirmi yaşında insanlar bu satılmış, batı kapitalizminin bir piyonunu değiştirmesiyle ruhu değişiveren toplumu sarsmak için çarpıştılar; ama bir azınlık onlar, "devrimci gençler" denilen bir azınlık, şimdi geniş açıdan bakılınca, öteki toplumsal guruplardan biri.
Okumuşlar, yalnız, eksik, kendine yeterli değil. Yeni bir eğlence sitesi türedi kentte, alacakaranlıkta favoriler, redingot biçimi ceketler, soket çoraplar, fularlar. Dergilerden fırlamış bir batı öykünmesi, yoz, bilinçsiz, gergin, öz isterlerinden uzak, aşağılık duygusu içinde haince, insan - dışı.