Ruhlarımız için en lüzumlu,en kıymetli olan şeyleri birbirimizde bulduktan sonra diğer teferruatı görmemezlikten gelmek,daha doğrusu büyük bir hakikat için küçük hakikatleri feda etmek,daha insanca ve daha insaflı olmaz mıydı?
Başkasına merhamet etmek,ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki,ne kendimizi bu kadar büyük,ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur...
Muhakkak ki bütün insanların bir ruhu vardı,ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi.Bu ruh,ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize,bizim aklımıza,hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden meydana çıkıyordu...Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk.