Aleksandr Sergeyevic Griboyedov, 1795 yılında Moskova’da dünyaya gelmiş, önemli bir Rus şairi, oyun yazarı ve diplomattır. Dostu ve adaşı Aleksandr Sergeyevic Puşkin ile aynı dönemde yaşamıştır.
Kendisi de Puşkin ve diğer ünlü Rus yazar Lermantov gibi ne yazıkki trajik bir şekilde öldürülmüştür. Puşkin ve Lermantov bir düello sonucu öldürülmüşler, Griboyedov ise Tahran’da Rusya’nın İran seferi olarak görev yaptığı sırada bir halk ayaklanmasında öldürülmüştür.
Okuduğum pek çok kitapta Griboyedov’a atıfta bulunulması nedeni ile uzun zaman önce okuma planıma aldığım eser aynı zamanda Rusca’dan dilimize çevrilen ilk eser olma özelliği taşıyor (1883 yılı). Bulgakov’un “Usta ve Margarita” kitabında yazarlar derneği olarak adlandırdığı ve önemli olayların geçtiği yerin adı Griboyedov’dur. Puşkin’in yine “Erzurum Yolculuğu” adlı eserinde de yolu Griboyedov’un cenazesi ile karşılaşır.
Griboyedov bir soyludur, ilk eğitimini evde alır, ardından hukuk ve filoloji okur, müzik eğitimi alır, Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca bilmektedir, sonradan da Arapça ve Farsça öğrenir. Fransızların Rusya’ya saldırdığı dönemde askere yazılmıştır, yine aynı dönemde tiyatroya yönelmiştir. Daha sonra ordudan ayrılarak kendini tamamen tiyatro ve edebiyata adamıştır.
Akıldan Bela güncelliğini asla yitirmeyen ve yitirmeyecek bir evrenselliğe sahiptir. Eserin karakterleri de eserin kendisi gibi evrenseldir. Diğer klasik roman kahramanlarını belki günümüz koşullarında yaşatmakta zorlanabiliriz. Örneğin Lermantov’un Peçorin karakteri ya da Puşkin’in Onegin karakterleri ancak belirli bir dönemi temsil ederler ve günümüzde onlara rastlamakta zorlanabiliriz. Akıldan Bela’nın ana karakteri Çatski ise evrensel ve zamandan bağımsız olarak yaşamaya devam edecektir. Çatski otokrasi ve düzeni eleştirir