Hititler' in başkenti Hattuşa da soylu bir aileden gelen gencecik bir kızdan soysuzca bir yaşam. Aşık olması değil soysuz olan imkansızı istemesi, imkansıza aşık olması.
Ahmet Ümit 'ten farklı tarzda yazılmış
hem bilgilendirici hemde duygu yüklü bir eser.
Okurken sayfaların nasıl geçtiğini anlamadan bitirdiğim bir kitap.
Ben bekledim ve yaşlandım.
Dizimde takat kalmadı,
Saçlarım kederli bulutlar gibi ağardı ,
Derim buruştu, gözlerimin feri söndü.
Ben bekledim.
Şimdi çok yorgunum.
Şimdi ölüler ülkesinde
esen rüzgar üşütüyor tenimi.
Şimdi zamanım kalmadı.
Ama biliyorum bekleyişim bitmedi.
Biliyorum, bedenimiz olmasada
Ruhlarımız kavuşacak nasılsa.
Siyah İnci okuduğum romanların belki de en güzeli. İlk kez tam puan verdiğim bir kitap. Elimden hiç bırakmadım ve bitmesini hiç istemedim.
Herkesin okuması gereken özellikle seyislerin el kitabı olması gereken bir kitap. Hayvanların dilinden anlayan bir yazar tarafından yazıldığı çok açık. Onların ne istediğini, ne sevdiğini, neler yaşadığını hatta neler düşündüğünü bu kadar iyi bilen başka bir yazar görmedim.
Kitaptan kısaca bahsetmek gerekirse Anna Sewell bu kitabı bir atın gözünden yazmış ve onun doğumundan ölümüne kadar yaşadığı her şeyi iyi kötü, zor kolay her anını ayrıntılı olarak anlattığı eseridir.
Eser sadece hayvanları değil onlara bakanların nasıl duygulara sahip olduğunu da ele alıyor bu da onların karakterinin şekillenmesine neden oluyor.
Kısacası bu eser açık sade bir dille yazılmış akıcı bir kitap ve her yaş grubunun muhakkak okuması gereken bir eser.
Atlara olan sevgimi tekrar gün yüzüne çıkardı. Teşekkürler Anna...