6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024621 okunma
7/10
·432 syf.··
2026 48. kitabı
Önce flört ediyoruz, sonra nefret ediyoruz ama birbirimizi aklımızdan çıkaramıyoruz... Bryce çok atılgan kafasına koyduğu şeyin peşinden koşan ve asla vazgeçmeyen bir kadın. Bir muhabirden beklenen her şeyi karşılıyor. Tehlikeli de olsa ısrarcı bir şekilde her şeye burnunu sokmak gibi. Ve Dash'in babasının soruşturması hakkında bu kadar kesin hükümlü davranıp emin olmadan gazeteye bastırması biraz tartışılır. Gerçeklik payı yüksek bu arada ama Bryce'in bu kadar heyecanlı davranmasını istemezdim jfjf Bir de kadında hoşuma gitmeyen tek şey iradesiz olması kdkdk Hem cinsel olarak hem duygusal olarak. Ya bu adam seni ihbar etti biraz süründürseydin ya jdjd İlişkileri başlarda çok hızlı gelişti zaten çünkü ilk görüşte birbirlerine çekildiler. Duygular sonradan gelişti. Kadını sevsem de adama başlarda gıcık oldum hatta ısınamam diyordum. Ama güzel toparladı. Merak unsuru da çok iyiydi. Kitap çok akıcı bu arada kalın olmasına rağmen şipşak bitti ve genel olarak beğendim. Seri altı kitap sanırım hemen ikinci kitabı okumaya çalışacağım. Seri daha da güzelleşecek bence.
Çelik KralDevney Perry · Ren Kitap · 2025113 okunma
Reklam
8/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:34
Birinci Dünya Savaşı’nın son dönemlerinde İngiltere kırsalında geçiyordu olaylar. Erkeklerin çoğu savaşa gitmiş, birçogunun ölüm haberi, bir kısmının da fiziksel ve psikolojik olarak yaralı bedeni dönmüştü geriye. Bu nedenle oluşan işgücü kaybını telafi ederek tarımsal üretimi sürdürmek ve yiyecek sıkıntısını önlemek için, tarla, bahçe, hayvancılık işlerini yapmak üzere Kara Kadınları Ordusu kurmuştu İngilizler. Geride kalan kadınların bir kısmı, cephede ve hastanelerde hemşirelik yaparken, bir kısmı da bu kara kadınları ordusuna katılarak destek vermeye çalışıyorlardı ülkelerine. Kitabımızın kahramanı Emily Bryce da bu kara kadın ordusunun üyelerinden biriydi. Emily, babasının yargıc olması nedeniyle orta sınıf bir ailede yetismiş, o zamanlarda kadınlar için üstün bir özellik olarak görülen, eğitimli bir genç kızdı. Ailesi sosyeteden uygun bir damat adayı arasa da, evlerinin yakınındaki hastanede tanıştığı Avusturalyalı pilot Robbie Kerr’le tanışması, ailesinin bu konudaki tüm planlarını bozacaktı. Robbie’nin yaşadıkları yerden farklı bir yerdeki hastaneye naklinden kısa bir süre sonra yirmi birinci yaşını dolduran Emily de, hem ailesinin baskısından kurtulmak, hem Robbie’den ayrılmamak, hem de ülkesine hizmet etmek için katılmıştı Kadınlardan oluşan kara ordusuna. Bu Ordu’da şartlar çetindi. Emily gibi fiziksel çalışmaya alışkın olmayanlara göre daha da zorluydu üstelik. Ama, inatçı, kararlı ve aşık bir Emily Bryce’ı vazgeçiremeyecekti yolundan tüm bu zorluklar. Ailesinin kendisini reddetmekle tehdit etmesi ve Robbie’nin iyileşip savaşa geri dönmesi de Emily’nin bu orduya daha sıkı sarılmasını sağlayacaktı. Asıl ailesini kaybetmiş gibi hissetse de, Ordu’da tanışıp tüm zamanını birlikte geçirdiği başta Daisy ve Alice olmak üzere, Maud, Bayan Anson, Maureen, hatta
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 41. kitabı
İlk kitabın yorumuna baktıysanız ortaya çıkan bir üvey kız kardeş ve sessiz adamımız Isaiah var demiştim. Kitap bu ikisinin kitabı ama tabi ilk kitaptaki karakterlerde var, çünkü çözülmemiş bir olay var. Genevieve'in annesi bir otelde ölü bulunuyor ve katili de eski motor kulübü başkanı, ilk kitaptaki Dash'in babası Draven sanılıyordu. Daha bunu tam anlamıyla kanıtlayamazlarken de Bryce ve Genevieve'in kaçırılmasıyla işlerin boyutu değişiyordu. Kaçırıldıkları ormana onları kurtarmaya gittiklerinde bişiler oldu. Dash Bryce'ı kurtarırken, kulübeye kaçan Genevieve'i de Isaiah kurtardı ama ne kurtarma adam öldürmeli, sonra da kulübeyi yakmalı. Kulübede nerdeyse tecavüze uğrayacak olan Genevieve'i kurtaran Isaiah zaten geçmişte hapis yattığı ve tekrar içeri girmekten korktuğu için yasalar karşısında güçlü olabilmeleri adına Genevieve'in teklifiyle pat diye evlenirler. Ee tabi bu habere herkes şok. O gün ormanda olanları da kimseye anlatmadıkları için herkes doğal olarak şaşkın. Tamirhane üzerindeki küçücük dairede yaşamaya başladıkları zamanda hayatlarında her şey değişmeye başlar. Genevieve; annesinin ölümünü hala atlatamazken, hiç tanımadığı bir babası ortaya çıkmışken üstüne bir de Dash'ın ona olan ters davranışlarıyla mücadele ederken bir yandan da hala ne annesinin katili ne de onları kaçıran kişi bulunmuştur, yani hala tehlikededirler ve yavaş yavaşta kocasına aşık oluyodur. İnanın Genevieve çok cesur özellikle Isaiah'a göre. İçten konuşmalariyla beni bitirdi ve bana göre çok pasif kaldı. Onun da geçmişinde yaşadığı acı bir olay kendini suçlamasına sebep olmuş bunu anlatana kadar zaten kitabın sonuna geldik gerçekten dhhfhdhd. Ama o da kendine olan inançsızlığını, güvensizliğini Genevieve ile kırdı çünkü o da karısına aşık oldu artık. Tam aralarında her şey
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20268 okunma
9/10
·440 syf.··
2026 91. kitabı
RHYS BOWEN~ZAFER BAHÇESİ~ Selam.Bugün sizlere @authorrhysbowen kaleminden #zaferbahçesi kitabı ile geldim.Yazarın kaleminden okuduğum ikinci kitaptı ve ben kitaba bayıldım.Savaş döneminde geride kalanların yaşadığı zorlu hayat mücadelesinin anlatıldığı harika bir kurguydu.Savaşa gidenler mi daha çok yıpranırdı yoksa geride kalanlar mı?Hangisi için hayat daha zorlu olurdu?Burada savaşta geri kalan kadınların ne kadar zorlu şartlardan geçtiğini ve hayata tutunmak için nasıl mücadele ettiklerini okumak çok farklıydı.Tabii ki en çok da Emily’nin vermiş olduğu mücadeleye hayran kaldım diyebilirim.Ailesi tarafından naif bir şekilde yetiştirilmiş Emily öyle şeyler yaptı ve hayatla öyle mücadele etti ki onu takdir ettim.Sevdiği adamla yarım kalan aşkına çok üzüldüm.Kitabın sonuna kadar acaba bir mucize olur da Robbie ortaya çıkar mı diye çok bekledim.Bir kadının sosyal statüleri karşı gelerek,savaş döneminde hem tek başına ayakta durmak,hem de aşkını yaşamak için verdiği harika bir mücadeleyle dolu bir kitap okumak istiyorsanız bu kitaba kesinlikle şans vermelisiniz. Emily Bryce,ailesinin korunaklı hayatında onların kanatları altında yaşayan ama aslında toplumun ve ailesinin ona biçtiği bu rolden son derece rahatsız olan kendi kanatlarıyla uçmak isteyen genç bir kızdır.Savaş döneminde gönüllü hemşire olmak istemiş ama ailesi özellikle oğullarını savaşta kaybettikten sonra buna tamamen karşı çıkmışlardır.Emily savaşta yaralanan askerlerin tedavisinin yapıldığı Nekahethaneye askerlere moral olması için annesiyle birlikte ziyaretlerde bulunur.Son ziyaretinde Kraliyet Uçuş Birliği’nin pilotlarından biri olan teğmen Robbie Kerr ile tanışır ve aralarında güzel bir aşk başlar.21 yaşına basan Emily hem teğmene yakın olmak hem de artık özgürlüğünü ilan etmek için gönüllü olmaya karar
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
10/10
·440 syf.··
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 15:31
Savaşa direnen bir dünyada, savaşın kendisinden çok geride kalan kadınların hayata tutunma mücadelesi anlatılıyor. Erkeklerin cephede olduğu bir dönemde kadınlar; ayakta kalmak, geçinmek ve kendi hayatlarını omuzlamak zorunda kalıyorlar. Emily Bryce, saygın bir ailenin kızıdır. Babası bir yargıçtır ve savaşta abisini kaybetmişlerdir. Ailesi Emily’nin güvenli, düzenli ve “uygun” bir hayat kurmasını ister. Ancak Emily’nin yolu, yaralı askerlere yiyecek götürdüğü hastanede Avustralyalı pilot Robbie ile kesişir. O andan sonra hayatında bambaşka bir kapı açılır. Emily, ailesinin tüm itirazlarına rağmen Kara Kız Ordusu’na katılarak topluma faydalı olmak ister. İnatçı ve güçlü karakteri sayesinde kendi yolunu çizer. Robbie ile yaşadığı aşk ise savaşın karanlığında filizlenen umut gibidir… Fakat Robbie’nin insanları kurtarmak uğruna kendini feda etmesiyle Emily için hayat bambaşka bir sınava dönüşür. Çiftlik evine çalışmaya gittiğinde herkesin “lanetli” dediği kulübede kalmaya başlar. Ancak o kulübe aslında yalnızca bir sığınak değil; yaralı ruhların iyileştiği bir yerdir. Emily burada Susan adlı kadının günlüklerini ve şifalı bitkilerle hazırladığı tedavi defterlerini bulur. Zamanla o da insanlara şifa veren kremler, şuruplar ve çaylar hazırlamaya başlar. Bu hikâye; yasla başlayıp dönüşümle devam eden bir kadının yeniden ayağa kalkma öyküsü… Emily’nin yaşadığı kayıplar, acılar ve mücadeleler bir kadının ne kadar güçlü olabileceğini gösteriyor. Çünkü bazen insanın en büyük yaraları, başkalarına şifa olur. Ve her iyiliğe uzanacak minnet dolu bir el mutlaka vardır. Zafer Bahçesi yalnızca bir mekân değil; insanın kendi elleriyle ekip büyüttüğü umutların sembolü gibi… Toprağa bırakılan her tohum, yeniden başlamanın ve iyileşmenin sessiz bir hatırlatıcısı adeta. Yazarın
Zafer BahçesiRhys Bowen · Arkadya Yayınları · 202640 okunma
Reklam
Reklam