Evet, tanışmamız hakikaten pek harcıâlem bir şekilde oldu, fakat ona karşı duyduğum hisler hep aynı halde. Onunla beni bizim iradelerimizin üstünde bir bağın bağladığına eminim.
Bana öyle geliyor ki,hakikaten yapabileceğimiz bir tek iş vardır,o da ölmek.Bak,bunu yapabiliriz ve ancak bu takdirde irademizi tam birşey yapmakta kullanmış oluruz.Ben ne diye bu işi yapmıyorum diyeceksin! Demin söyledim ya,müthiş bir gevşeklik içindeyim.Üşeniyorum.Atalet kanunu icabı sürüklenip gidiyorum.
Hiçbir şey istemiyorum. Hiçbir şey bana cazip görünmüyor. Günden güne miskinleştiğimi hissediyorum ve bundan memnunum. Belki bir müddet sonra can sıkıntısı bile hissedemeyecek kadar büyük bir gevşekliğe düşeceğim. İnsan bir şey yapmalı, öyle bir şey ki... Yoksa hiçbir şey yapmamalı. Düşünüyorum: Elimizden ne yapmak gelir? Hiç!..
Artık karşısına gözlerinin titreyen işaretlerini okuyabilen birinin çıkması gerektiğine inanıyordu, herhangi bir rastlantı ona yardım etmeli, umulmadık bir şey meydana gelmeliydi.