Kayda değer hiç ama hiçbir sey düşünmemeye başararak, kendisine ilişkin herhangi bir çözümleme ve yorumdan özellikle kaçınarak, vermesi gereken kararları ustalıkla hasıraltı ederek, dış dünyaya kapalı gözlerle duvarlara bakardı. Bütün saatler onundu; ama kullanılmak için değil, içerdikleri sonsuz boşluğa bir ceset gibi yayılıp kalmak için.
Şimdi kitabın son sayfasının son cumlesini - Ankarada akşam olmuştu - okuyup kapattıp kapağını. Bu kitap incelemesi analitik bir inceleme olmayacak bircok yaptıgım inceleme gibi ;duyguları ve etkileri daha önemli benim için.
Kitap tek kelimeyle efsaneydi. Gerceküstü akımını yaratan insanlara selam olsun. Her sey bu kadar reelken ve zorken ve anlamlandırılması gerekiyorken öyle şifa gibi geldi ki! Belleğini paylaşan adam, kendi ölüsüne aglayan, mevlüdüne katılan şoför, yürüyen fotoğraf ve bir sürü şey. Ve bunca şeyi gerçekçi anlatışı, resmen yaşadım. Nazlı Eray ın hayalgucune hayran kaldım.
Şiddetle tavsiye ederim.