Nice acı kaygılar tutkularının pençesinde
insanın bağrını parçalar, nice korkular da! Gurur, uçarılık, öfke, onlar kaç felaketi peşlerinden sürüklemez ki? Kaç sefahat ve tembelliği?
O bir erkekti; yüksek sesle böbürlenerek bir şeyleri kanıtlamaya uğraşmayan, kadınlarda kendine anne aramayan, aşkının ya da sevdiği kadının eteklerine saklanmak istemeyen gerçek bir erkekti.
Her insan yaşadığı her şeyi tek başına yaşardı! Hatalar tek başına yapılır, herkes yalnız ölürdü! Öğütler ve bilgelikleri herkes kendi başına edinirdi, bunlar kan ve ateşle satın alınmaz, bu şekilde elde edildiğinde de faydası olmazdı.