"Ehli dildir diyemem sinesi saf olmayana, ehli dil birbirini bilmemek insaf değil."
ilk olarak gönül ehli olamaz kalbini temiz tutmayan. Bencillikten ve bencilliğin sebep olacağı diğer bütün kötü huylardan kurtulabilmek için ilk adım kalbin temiz tutulmasıdır.Kalbi temiz tutmada ise en önemli nokta insanın algıları üzerinde tasarrufta bulunabilmesidir. Çünkü algılar düşünceyi, düşünce de kalbi etkiler. Yani insan gördüğüne , duyduğuna, konuştuğuna dikkat edecek ki düşüncesi de güzel olsun, düşüncesi güzel olsun ki kalbi temiz kalsın. Bu anlamda algıda mutlak bir seçiciliğin olması şarttır. Nasıl ki bir insan önüne geleni ağzına alıp midesine atmıyorsa; kimin yaptığına, neyden yapıldığına, vücuda faydasına, temizliğine bakıp ona göre ağzına alıyorsa, aynı bunun gibi baktığını, kulak verdiğini, söylediğini seçerken de azami bir hassasiyet göstermesi şarttır.
İkinci olarak "Ehli dil birbirini bilmemek insaf değil." diyor. Yani gönül ehli olan da gönül ehli olmak isteyen de birbirini tanıyacak, bilecek, birbirinden beslenecek. Kendi başına kalbini muhafaza zorun zorudur ve kalp muhafazasında risk alınmaz. Bu nedenle kişinin bencillikten ve diğer bütün kalbi hastalıklardan kendini koruyabilmesi için muhakkak gönül ehli insanları tanıyıp, onların içinde olmaya dikkat etmesi şarttır.