Ağaçtaki balkabakları sadece balkabağı değillerdi. Her birinin üzerinde oyulmuş birer yüz vardı. Her yüz farklıydı. Her göz daha yabancı bir gözdü. Her burun daha tuhaf bir burundu. Her ağızda pek de alışık olunmayan korkunç bir gülümseme vardı.
Balbağı'sız bir Cadılar Bayramı'nın, şayet, şayet, şayet ... Balbağı orada olmazsa, içinde sönmüş mum bulunan çürümüş bir balkabağı gibi olacağını düşünüyorlardı. Hadi Balbağı, dışarı çık ve bu geceyi kurtar.