Sevdanın temelinde belki de bu vardı: Seçilmiş olmak, ayrıştırılmış olmak. Diğer insanlardan ayrı olarak sana bakılması, senin benimsenmen, senin tercih edilmen ve bir sırrın ortağı olmak.. İşte bu, sevdanın ilk adımı değil miydi?
Cengiz Aytmatov’un İlk Öğretmenim kitabı, eğitimin bir toplumun kaderini nasıl değiştirebileceğini etkileyici bir şekilde anlatan duygusal bir eser. Düyşen karakteri, imkânsızlıklar içinde bile inancını kaybetmeyen, idealist bir öğretmeni temsil ediyor. Kitap, içten anlatımı ve samimi mesajlarıyla okuyucuda iz bırakıyor; ancak bazı kısımlarda olay örgüsünün yavaş ilerlemesi kitabın etkisini azaltmış.
Tamamlanmamış bir eseri en yakın dostlarıma bile öncede haber vermek istemem. Aslında bu, eserime karşı duyduğum kıskançlıktan değil. Bugün beşikte uyuyan bir bebeğin, büyüyünce nasıl bir insan olacağını kestiremediğim için böyle yaparım.