Sen seninle ilgili her söylenen şeyi kendinle ilgiliymiş gibi algılama eğilimindesin. Ancak bu her zaman seninle ilgili değil. İnsanlar yaptıkları şeyleri kendi içlerindeki süreçlerden geçirip yapmaktalar. Yani bir insan zaten çok öfkeliyse, kıskançlık özelliği baskınsa, benmerkezciyse dışarı aktardığı söylemleri ve diğer insanlara yaklaşımları da benzer şekilde olabilir. Çevrendeki insanları bu yönleriyle de tanıman ve onların söylediklerini kişiselleştirmemen çok önemli. Çünkü o kadar çok huzursuz ve kendini sevmeyen var ki şu dünyada, bu insanların büyük bir çoğunluğu kendilerine olan nefretlerinin hıncını diğer insanlardan çıkarıyor. Yani çevrende olup biten şeylerin büyük bir kısmı bunu yapanların kendisiyle ilgili. Ben, kendi çevremde olan bitenleri değerlendirirken, hep kendime şunu soruyorum: Bunu yapan kişi acaba neler yaşadı da böyle oldu, neler hissetti de böyle şeyler yapıyor?..
Amacı olumlu anlamda değişim olan hiçbir insan söylemlerinin içerisinde, karşı tarafı aşağılayıcı, hor görücü ve hakaret ederek konuşmaz. Karşındaki insan sana karşı bu şekilde bir konuşma içerisindeyse, eleştirilerin içeriğine bakmanı öneririm. Aşağılama var mı, küçümseniyor musun ya da kişilik haklarına saygısızca hakaret mi ediliyor? Bu soruların cevabı evetse, karşında iyi niyetli ve yapıcı bir eleştirmen olmadığı kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir durumda söylenilenlerin kendinle ilgili olmadığını sık sık hatırlamalısın.
Bir kişi düşün, hayatını arkadaşlarına, dostlarına veya ailesine adamış. Kim ne isterse, kim ne dilerse gerçekleştirmek için koşturuyor. En büyük gayesi, çevresindeki insanları memnun etmek. Onları memnun ettikçe, kendinin de memnun olduğunu düşünüyor.