Betül Arıkmert

Yoksa bu yaşam sahnesine ilk kez ayak basan bir yolcu, bir yabancı gibi geldiğini mi sanıyorsun? İnsan yaşamında bir tutarlılığın olduğuna mı inanıyorsun yoksa, çabucak geçen şu zaman insanın kendisini bile küle dönüştürürken? Çünkü biz ender de olsa kadere bağlı şeylerin kalıcılığına güven besleriz, ama yaşamın son günü olan ölüm, hiç bitmeyecekmiş gibi görünen kaderin de bir nevi sonu olur. Öyleyse ne fark eder, ha sen ölürken onu bırakmışsın, ha o kaçarken seni bırakmış?
Sayfa 105
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ey ölümlü insan, seni böyle hüzne, kedere boğan ne? Bana öyle geliyor ki, yeni ve alışılmamış bir şeyle karşılaştın. Kaderin sana karşı değiştini sanıyorsun, ama yanılıyorsun. O hep böyle yapar, doğası böyle onun. Senin işlerini, kendine özgü sadakatini yansıtan değişebilirliğiyle yürütmüştür. Seni aldatırken de aynıydı, sahte mutlulukların büyüsüyle seni baştan çıkartırkende.
Sayfa 93
Bütün yorgunluğuna, içindeki bütün karanlığa karşın, yüreğine bir yerlerden bir ışık, bir aydınlık sızıyordu. Yüreğindeki kasveti dağıtan şeyin kendi de farkında değildi. Bu sevinç, bu sıcak ışıktan ileri geliyordu. Bu ışık nedendi?
Sayfa 89
Bütün yüz, bütün beden durgun. Ölü gibi. Bir yere oturdu muydu, akşama kadar oradan kalkmıyor. Başını iki eli arasına alıyor, dalıp gidiyor. Bütün canı, hayatiyeti, kini, sevgisi, korkusu, gücü kocaman gözlerine toplanmış. Gözlerinde arada bir, iğne ucu gibi bir pırıltı yanar söner. Keskin, batan bir pırıltıdır bu! Bu pırıltıdan korkulur. Korkunçtur. Parçalamaya, atılmaya hazırlanmış kaplanın gözlerinde de aynı pırıltı yanar söner mutlak. Bu nereden gelir? Belki yaratılıştadır. En doğrusu, çekilen işkencede, dertte, beladadır. Memedin gözlerine bu pırıltı, son bir yıl içinde gelip yerleşmiştir. Ondan önce Memedin çoçuk gözleri bir hayranlık, bir sevinç içinde parlardı..
Sayfa 57