Betül Arıkmert

Mors est quies viatoris, finis est omnis laboris. Yolcunun dinlenmesidir ölüm, her işin sonudur.
Sayfa 107
Reklam
"Babacığım, mezarımı toprakla örttükten sonra üzerine bir ekmek kabuğu ufala," dedi. "Serçeler gelir;seslerini duyar, yalnız olmadığıma sevinirim."
Sayfa 1018
Seni bir an olsun gerçek bir varlık saydığım yok. Yalansın, hayalsin, hastalığımsın sen! Yalnız seni yok etmenin çaresini bilmiyorum;bir süre dayanmam gerektiğini anlıyorum. Kâbussun sen. Benliğimin, daha doğrusu bir parçamın, düşüncelerimle duygularımın, ama en kötü, en anlamsızlıklarının ete kemiğe bürünmüş şeklisin.
Sayfa 848
Niçin ağlıyordu? Öyle bir çoşkunluk içendeydi ki, göğün sonsuzluğunda parlayan yıldızlar için bile ağlıyor, ama çılgınlığından utanmıyordu.Sanki evrenin sayısız âlemlerinden uzanan teller hep birden ruhunda birleşmiş, ruhu da başka âlemlerle ilişkinin titreşimleri içindeydi.
Sayfa 484
Tanrıma isyan ettiğim yok, dedi. Sadece "dünyasını kabul etmiyorum".
Sayfa 455
Reklam