10/10
·332 syf.··
2026 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:26
Semir Arslanyürek’in bir kitap fuarı standında Yazılama Yayınevinin bir çalışanı tavsiyesi ile bu kitabın ilki olan Rüya Gibi Sovyetler Birliği’nde 7 yıl kitabını almıştım. Stand görevlisi kızın söylediği kadar varmış bir solukta bitirdim. Sovyetler Birliği merakını bu kadar iyi dindiren başka bir eser olmadı desem yeridir. Bu kitabın ikincisi olan Kabus ise en az Rüya kadar etkileyici ve sürükleyici. Sinema sanatına meraklı iseniz tanıdık simalarda romanda yer alıyor. Ben de Mehmet Soyarslanı adam sanardım. Resimdeki Gözyaşları…
Kabus GibiSemir Aslanyürek · H2O Kitap · 20241 okunma
Trajik Kahramanlık
Puan vermedi·216 syf.··
2026 36. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:53
Roman, Kurtuluş savaşı yıllarında geçiyor ve orada Çetin şartlar ve çevrede öğretmen olarak görev yapan Aliye’nin mücadelesi anlatılıyor. Ben romanın başkahramanı Aliye ile Çalıkuşu’nun Feride’sini birbirine benzetiyorum. İkisi de öğretmenlik mesleğini icra ederken çevre baskısı, cehalet ve bağnazlıkla mücadele ediyor. Tek fark Feride romantik bir dönemi anlatırken, Aliye daha realist olarak savaş yıllarını anlatıyor. Biz aslında bu kitapta cehaletle bilginin; korkuyla cesaretin mücadelesine tanık oluyoruz. Anlatımı sade, dili yalın ve halk söyleyişine yakındır.
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201913,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
3/10
·272 syf.··
2026 14. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 19:11
Okumam 1 saat falan surdu cunku her sayfada ortalama 2 cumle yaziyordu. kagit israfi yani anlayacaginiz. bro sen bir psikolog degilsin deneyimlerinden yola cikarak millete psikologluk taslayamazsin... "senden degerlisi yok uzme kendini..." kral yapma yaaa nasil dusunemedim ben bunu tuhhh ki ne tuhhh abim soren kierkegaardin bir sozunu eklemis 58. sayfaya ondan dolayi 3 puan veriyorum kalani cop maalesef. benim bir cok satana 8 verip digerine 3 vermem iki yuzlulugu. ama arkadaslar konu yok. kendi deneyimlerini kurgulastirsa yeminle okurum sozum yok. ama bu sekilde... zor... adam yemek tarifi verip muzik listesi hazirliyor... dalga mi geciyorsun ya... kim basiyor bu kitaplari bilmiyorum. bir de 7.2 almis bagirtmayin. gece yarisi kutuphanesi ortalamanin ustu diye tepemize cikti anasi kimse gelsin alsin iyi forumlar herkese
Rahatlama KitabıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20225,5bin okunma
Kulun Yaradan'a Arz-ı Hâli...
Puan vermedi·96 syf.·
2026 29. kitabı
Bu kitapla yollarımızın kesişmesine ne kadar şükretsem az... Uzun zamandır bir kitaba inceleme yazmamıştım, ama bu kitap... incelemesiz bırakamazdım:) Sadece 94 sayfacık bir eserin insanın kalbinde bu kadar geniş bir yer açabileceğini tahmin etmezdim. Hâce Abdullah Herevî’nin o duru ve samimi yakarışlarını okurken, bitsin istemediğim için adeta bir kaplumbağa edasıyla, kelimeleri erite erite okudum. Edebî zevkle manevi derinliğin bu denli zarifçe harmanlandığı çok az eser vardır. Kelimelerin aceleye getirilmediği, ruhun durup soluklandığı bir sığınak arayan herkes bu samimi münâcâta kalbini açmalı. Ben kendi adıma söyleyeyim okurken inanılmaz bir lezzet aldım ve sizin için de öyle olmasını temenni ediyorum:) Benim tavsiyem sizin için ne ifade eder bilmiyorum ama :)) gerçekten bu kıymetli eserin mutlaka okunması lazım diye düşünüyorum. Keyifli okumalarınız olsun...
1000Kitap
MünâcâtnâmeHace Abdullah-ı Ensari · Sufi Kitap · 202548 okunma
Puan vermedi
Sarraf - Eski Bir Aşk / Tuğba Nur Cebecioğlu Merhabaalar, bir solukta okuyup bitirdiğim bir kitap ile geldim. Bu ayın favorileri arasına girdi diyebilirim. Özellikle hem aksiyon hem ihanet hem de aşk varsa benim için akan sular durur. Bu arada serinin ilk kitabı arkadaşlar, devamı gelecek. Yazarın hesabında gördüğüm kadarıyla 3 kitap olarak öngörüyormuş. Bunun bilgisini de vermek istiyorum. Uygar ve Yakut evli bir çift. Uygar bir gün mutlu mutlu eve geldiğinde istihbaratçı karısı tarafından vatan haini olarak ihbar edildiğini öğreniyor. Bu arada Uygar'da istihbaratçı. Olaylar karışıyor ve Uygar suçlanıyor. Kitapta hem bu kısımları okuyoruz hem de 2 yıl sonrasını. Uygar'ım... Bence çok sarsıcı şeyler yaşamış. İnsanın sevdiği kişi tarafından böyle bir iftiraya uğramak bence ne olursa olsun aşırı sarsıcı bir durum. Ben iftiraya uğradığını düşünüyorum. Bu kısımda yazarın kurguyu nasıl ilerleteceğini tahmin etmeye çalışmak benim için eğlenceliydi. Bana göre kendisi bir hain değil arkadaşlar. Yakut yerine ben onu çoktan affettim. Yalanlar aralarına girdi işte. Yakut'a yer yer öyle kızdım ki ama onun içinde bir yanım böyle pır pır ediyor. Uygar'a üzüldüğüm kadar Yakut'a da üzüldüm arkadaşlar. Bence o da sevdiği insanın başına bunların gelmesini istemezdi. E niye ihbar etti dediğinizi duyar gibiyim. İşte ihbar etmese bu kitabı okuyamazdık... Bu ikisinin her şeyden kurtulup birleşmesini öyle okumak istiyorum ki bakalım aksiyonumuz ve sırlarımız devam ediyor. İkinci kitapta yazar bizi heyecanlandırmaya devam edecektir, öyle umut ediyorum. Ah ah keşke Yakut şöyle ağız dolusu bir aptal dese Uygar'a... Bu kelime kötü gelebilir size ama kitapta aslında çok tatlı bir anlamı var. Yakut'un annesiyle ilgili bazı şüphelerim var bakalım çok rahatsız etti beni bu karakter. Kitabın
SarrafTuğba Nur Cebecioğlu · Artemis Yayınları · 20264 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 74. kitabı
Bu kitabı okurken sık sık yaşlılığı düşündüm. Şimdi bile yılların nasıl geçtiğine şaşırırken seksen yaşına geldiğimde neleri hatırlıyor olurdum acaba? Mediha dönüp geçmişine baktıkça ben de bunu düşündüm. Ölümden söz ettiği yerlerde, eski günleri hatırladığı bölümlerde ben de ölümü ve geçmişi düşündüm. Mediha’nın gençliğiyle yaşlılığı arasında uzun yıllar var ama bazı şeyler hiç değişmemiş gibi geldi bana. Gençken de sevilmek istiyor, yaşlandığında da. Gençken de kırılıyor, yaşlandığında da. Yoksulluk, babasının ölümü, annesinin verdiği mücadele, sahneye çıkışı, yanlış insanlar, kayıplar… Hayatı boyunca başına gelmeyen kalmıyor. Herkes Mediha’yı eski bir assolist olarak görüyor ama ben daha çok evindeki halini sevdim. Eski eşyalarının arasında dolaşmasını, yıllar önce tanıdığı insanları hatırlamasını, bazen aynı anının etrafında dönüp durmasını. Okurken kendi büyüklerim geldi aklıma. İsmet’i de çok sevdim. Kitapta birçok kişi gelip geçiyor ama o hep aynı yerde duruyor. Lafı uzatmıyor, kendini öne atmıyor. Ne zaman ihtiyaç olsa yanında. Yangın, hastane günleri, yeniden sahneye çıkışı… Kitapta bunlar da var. Ama ben dönüp dolaşıp yine Mediha’yı düşündüm. Onca şey yaşamış, defalarca canı yanmış bir kadın. Buna rağmen sabah uyanıp hayatına devam ediyor.
Mediha Hanım Ölmek İstiyorEmre Saraçoğlu · The Kitap · 2024122 okunma