Hassas kalpliler okumasın…
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 17:33
Keşke bu kitap hiç yazılmasaydı ve ben de hiç okumasaydım..! Kitabı bitireli haftalar oldu ama yorumunu bile yapamadım daha. İçim paramparça, tarifsiz bir hüzün bıraktı bende. Bir grup psikiyatrist ve psikolog, fareler üzerinde bir deney yapar. Zekayı yapay olarak yükseltmeye çalışırlar. Algernon isimli bir deney faresinde deney başarılı olur ve zekası normal seviyenin çok üstüne çıkar. E madem öyle bunu neden insanlarda denemiyoruz diyerek Charlie’yi denek olarak seçerler. Charlie, zihinsel engelliler sınıfındaki en azimli adamdır. Fakat bilim insanları, fareler üzerindeki deneyin tüm çalışmalarını henüz tamamlamamıştır. Farenin zekası fazlasıyla yükselmiştir ancak zaman içinde nasıl bir değişim göstereceği henüz bilinmemektedir. Bu süreyi beklemeden Charlie’yi ameliyata alırlar. “Not: Lütfen eğer vaktiniz olursa Algernon’un arka bahçedeki mezarına birkaç çiçek koyun olurmu.” “Dışarıda hava soğumaya başladı ama ben Algernon’un mezarına hala çiçek koyuyorum. Bayan Mooney bir farenin mezarına çiçek koymak aptallık diyor ama ona Algernon’un özel bir fare olduğunu söyledim.” “Kendimi anlamazsam bütün bir insan olamam…” “Gündüzleri - düşündüm, okudum ve yazdım; ve geceleri de - kendimi aradım.” “Önemli olan şey, ne olursa olsun yukarıya doğru koşmaya devam etmekti.” “Sadece yalnız bırak beni… Ben kendim değilim. Paramparça oluyorum ve seni burada istemiyorum.” “Hayata neden hep bir pencereden baktığımı bir anlasam…” “İşte, tam böyle sevmiştik birbirimizi, gece sessiz bir gündüze dönüşene kadar.” “Bana neler oldu? Neden dünyada bu kadar yalnızım ben?” “Benim ışığımın senin karanlığından daha iyi olduğunu kim iddia edebilir?”
Alıntı
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
5. kitap
8/10
·554 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Koku alamıyordu, boğuluyordu ve hiçbirşey duyamıyordu. Merak çok geçmeden Damon'ın başına bir sürü iş açmıştı. Artık ne o 250 kilovatlık gülüşünü yapabiliyor ne de köpek dişlerini hissedebiliyordu. Damon insan olmuştu. Tekrar karanlık boyuta gitmek ve vampir olmak bir yıldız topu kullandı ve bir kapı açtı. Bonnie de istemeden de olsa artık o boyuttaydı. Kasaba her geçen gün daha da yok oluyordu. Orası artık fells church değildi. Kadim bir kötülük tanrısının meskeni haline gelmiş iğrenç bir kasabaydı. Saito ailesi tesirli tılsımlarla her ne kadar kasabayı korumaya çalışsa da ellerinden başka birşey gelmiyordu. İkiz tilki ruhlardan misao artık yoktu neredeyse ölmüştü. Kasabanın tek umudu Bonnie'nin kehanetiydi, 7 kitsune hazinesi ve bu 7 hazineden biri olan en büyük yıldız topu. Elena bu yolculukta sevdiklerini kaybetti, gece karası gözleri, umudunu ve kanatlarını. İlahi saray kanatlarını ondan almıştı ama ona bağzı dilekler de verdiler. Elena çok geç olmadan uyandığında, geçmiş aslında hiç yaşanmamış olacaktı.
Vampir GünlükleriL. J. Smith · Artemis Yayıncılık · 2012352 okunma
Reklam
9/10
·565 syf.··
2026 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:03
Stefan... Elena'nın Stefan'ı, şimdi nerede olduğunu tam olarak bilmediği stefan. O aşağılık kitsuneler sadece bazı ip uçları vermişleri ve kocaman bir hiçlik. Damon ve Elena ölüm kapısını aramak için yola çıktıklarında gölgede kalan bazı duygular hareketlenmeye başlamıştı. Elena Damon'ın yüreğindeki çocuğa sarıldığında artık bir çıkmazda olduğunu biliyordu. Yolculuğa sonradan katılan iki sırdaşla beraber cehennemin kapıları açıldı. Ölümün kapısı açılmıştı açılmasına da, burdan hangi anahtarla çıkacaklardı, nasıl çıkacaklardı. O zavallı kadını -Leydi Ulam'yı- bulmasalar şansları bu kadar yaver gider miyidi? Ölümün pençesinde dans ettikleri balolarda bir anahtar aradılar, stefan'ın ve cehennem'in anahtarını. Nihayet sona yaklaştıklarında Elena artık Stefan'ın kollarındaydı. Gece karası gözleri unutmuş ve bu yeşil denizde boğulmuştu. Tam giderken beyaz bir tilki ruhtan bir buket geldi. Büyülü bir buket. Ne var ki buket istenen yeri bulmadı ve meraklı birinin eline geçince olanlar oldu. Masum çocukların zihninin ele geçirildiği, kargaşa dolu kasabaya döndüler ama yine çok geçmeden o lanet boyuta gitmeleri gerkecekti.
Vampir Günlükleri 4. Kitap - Dönüş: Gölge RuhlarL. J. Smith · Artemis Yayıncılık · 2012508 okunma
Kuru Gözle Çıkamadığım Kitap..
10/10
·304 syf.·
2026 87. kitabı
Ben nasıl bir kitap okudum arkadassss, içinde yok yok.. Sevgi, merhamet, acıma, inanç, kayboluş, yalnızlık, öfke, sessizlik, sevinç, huzur, umut.. Söyleyin bana kaç kitap tüm bu duyguları bağrında saklayabilir, kaç bahçe böyle çiçekleri gözlerinize serebilir, kac insan hepsini adım adım size sunabilir?.. Gözyaşlarıma hâkim olamadım.. arkada çalan "Rodrigo' nun gitar konçertosu" eşliğinde.. Meğer ne kadar acıkmışım duygu seline, beni boğacağını bile bile nasıl kulaç atmışım dalgalara, yine o suların yoğunluğunda nasıl da nefes alabilmişim, heyhat! Hayret.. Eseri okurken gözlerimin önüne gelen ayetlere ne demeli.. Tam sabrın tükeneceği yerde; "Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır." (İnşirah suresinin 5,6 Ayetlerinin yüreğime su serpmesi.. Eşlerin birbiri içinde uyumlarını gördükçe; aklıma gelen Rum süresinin 21. Ayeti.. "Kendileri ile huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ile merhamet koyması da O'nun ayetlerindendir." Kitabı okurken sanki boğulma riski sonrasında dalgalar beni kıyıya vurmuş, güneş tepeden kızıllığını göstermiş, ben kıyıda sırt üstü uzanmış, gözlerimi hafifçe kısarak güne bakıyorum.. derin ve aralıksız nefes alıyorum, ellerim kumların sıcaklığını okşarken yaşadığıma sonsuz hamd senâlar ediyorum, çünkü bu eserden kuru bir gözle, hafif kıvrılmayan bir dudakla, heyecanla atmayan bir kalple çıkamayacağınıza kefil olabilirim.. #Umut serisi denen bu eserin öncesinde yazarın Yusuf Yüzlü Demir Yürekli kitabıyla tanışmama vesile olan hayatıma soğuk bir kış günü ellerim soğuktan titrercesine usurken, ve çaresizce gözlerim boşluğu tararken güneş gibi doğan esraSultan'ıma çok teşekkür ederim.. kış soğuğunda güneşin değeri ne ise, ya da harlı bir odun ateşinin yüzüme vuran sıcaklığı ne ise, EsraSultan'ında küçücük çocuk
Asi ve MaviŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2019591 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 32. kitabı
BEYAZ GECELER / FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ "Bir Hayalperestin Günlüğünden Duygusal Bir Hikâye" Romanın başkahramanı genç adam, 26 yaşındadır ve sekiz yıldır St. Petersburg'da yaşamaktadır. Melankolik ruh hâli onu yalnızlığa itmiş, terk edilme korkusundan ne yapacağını bilemez hâle gelmiştir. Bu umutsuz, karamsar ve yorgun geçen günlerinin neticesinde Nevsky sokaklarını üç gün boyunca dolaşarak geçirmiştir. Eve döndüğü zaman ise bu ruh hâlinin verdiği karamsarlıkla takıntıları da artmıştır. "Çünkü bir sandalye önceki gün bıraktığım gibi durmuyorsa bu beni deli eder." Bu yapayalnız ve kimsesiz geçen günlerinin ardından Nevsky'de bir akşam vakti Nastenka ile tanışır ve olayların düğümü çözülmeye başlar. Dördüncü gecenin sonunda tüm gerçekler açığa çıkar. Yazar, bu eserinde Petersburg'un insana nüfuz eden tarifsiz güzelliklerini de anlatır. Eser; İlk Gece, İkinci Gece, Nastenka'nın Hikâyesi, Üçüncü Gece ve Dördüncü Gece bölümlerinden oluşur. "İşte sayın okur, sevgili okur" vb. cümlelerinin belirli aralıklarla tekrarı, yazarın okuyucularıyla bağının ne kadar samimi olduğunun göstergesidir. Yalnızlığın, aşkın, sevginin, karamsarlığın, çaresizliğin, hüznün ve kendini yeniden anlamaya çalışmanın yolculuğu olan bu kitabı keyifle okudum. Dostoyevski'nin kelimelerle ördüğü, kısa bir zaman dilimini anlatan bu eseri okumanızı tavsiye ederim. ALINTILAR "Harika bir geceydi, sevgili okur; öylesine harika bir geceydi ki insan bunun gibisini ancak gençliğinde görebilir." "Nasıl olur da kötü huylu, kaprisli kimseler böyle güzel bir gökyüzünün altında barınabilir." "Belki de kafamdaki kuşkuları giderip beni kendimle barıştırdınız." "Bambaşka bir yaşam mücadelesi vardır; etrafımızda kabaran yaşamdan oldukça farklıdır. Her şey bilmediğimiz bir âlemde, bizim aşırı ciddi
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Qanun Nəşriyyatı · 2025102,1bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
#seişiyokomizo 1931 yılında ilk polisiye romanı #honcincinayetleri eserini kaleme alırken ünlü dedektif karakteri Kosuke Kindaiçi ile vakayı çözmeye çalışır. Bu karakter aynı zamanda 77 kitabında yer alan kıvrak zekaya sahip yakışıklı dedektifimiz. Yazar zorlu hayat koşullarında, hastalık sürecinde hayatta kalmış ve yetmiş dokuz yaşında yaşamı son bulmuş. Bu eseri de beyaz perdeye aktarılanlar arasında. Japon polisiye yazarlarında önde gelen isimlerden biri Seişi. Romanında dedektifin romanı için araştırmaya başladığı olay; İçiyanagi ailesinin ferdlerinden kırklı yaşlarda Kenzo'nun evlendiği gece karısı ile katledilmiş olarak bulunması, o gece duyulan kanuna benzeyen bir japon çalgısı olan kotonun sesi, kotoyu çalmak için özel olarak kullanılan sadece üç parmağa sahip meczup yaralı yüzünü maskeyle gizleyen adamın Kenzo'yu mahalleye sorması, aileden polisiye roman tutkunu erkek kardeş Saburo'nun şüpheli davranışları, Kenzo'nun yıllıklarında öne çıkan nefret edilen kişi ve bu kişiden gelen esrarengiz mektup... Hepsi birleşince acaba bu ikili nasıl öldü diyor insan ve eser sonunda vay be diyorsunuz kısa ve etkili, tavsiye ederim. Reklam değil. @ithakiyayinlari
Honcin CinayetleriSeishi Yokomizo · İthaki Yayınları · 2024207 okunma
Reklam
Reklam