10/10
·468 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba kitap sever dostlar; Harika bir polisiye kitabıyla geldim bugün. Eline alıp, soluksuz okuduğum bir kitap oldu benim için. İlk sayfasından itibaren içine çeken her sayfada "acaba şimdi ne olacak" sorusunu sorduran enfes bir okumaydı. Colleen Clark ve oğlu Henry Clark bir gece uyurlar ve anne Colleen sabah uyandığında oğlunun odasında olmadığını görür. Ne kadar evi ve bahçeyi arasa da onu bulamaz. Eşi Stephen eve gelince eşinin arabasında kanlı bir battaniye bulur. Bu kan Henry'ye aittir. Bunun üzerine eşine karşı polise suç duyurusunda bulunur. Bundan sonra davaya özel dedektif Charlie Parker dahil olur. Buarada ufak çaplı psişik güçler de yer alıyor kitapta. Kitaba gizemli bir hava katmış bana göre. Ben sevdim. İlk 100-150 sayfa harika ilerledi. Sonra biraz ayrıntı ve yabancı isimler yer aldığı için odaklanmakta zorlandım. İsimleri kafamda oturunca daha akıcı hale geldi. Ama kitabın genel atmosferi çok iyiydi. Kitaba bi şans verin derim
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202692 okunma
Hepinize Tekrardan Merhaba
İnceleme yazma olayı güzelmiş. Kitabı yarım bıraktım. Açıkçası kitabın her bir satırı ince düşünülerek işlenmiş. Bunu kitabı okurken de hayran olarak fark etmiştim. Agatha Christe yazar olarak zaten, bana göre, polisiyenin ve gerilimin müdürü. (İki kitabını okuduğum için böyle bir fikirdeyim.) ABC cinayetleri işlerken hep şunu düşündüm: Yazarlar cinayet kitabı yazarken ilk başta kendileri bunu düşüncede çok iyi şekilde yapmalıdır. Yani yazar ilk başta bu duruma kendini inandırmalı. Yazdığı karakterle bir bütün olarak bu durumu yapmış olmalı...Bu şekilde düşününce yazarın kafa yapasını düşündüm. Her neyse peki neden yarım bıraktım? Öncelikle olayları bende kendi kendime çözmeye çalıştığım için bazı zaman sinirlenip bazı zaman da karakterlere gıcık oluyordum. Hatta bir ara pano dâhi yaptım. Kitabı okurken de buarada sürekli olarak çizip not alıyordum. Tabiki bırakma sebebim bu durumlar değildi...Açıkçası tam bir sebebim yok. Araya zaman girdi o yüzden okumayı bıraktım. Her şeye rağmen kitap güzel, akıcı bazı yerler ağır işlenmiş ama ağır işlenmese de olayları anlayamayız. Polisiye hafif gerilim severseniz alın okuyun.
Cinayet AlfabesiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20227bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·368 syf.··
2026 17. kitabı
Merhaba sevgili kitap sever dostlar; Bugün sizlere Serap Tiryaki hanımın kaleminden çıkmış ilk kitabı olan #camlıteras ile geldim. Kitabımız 1960'lı yıllarda İstanbul'da geçiyor. Üzerinde polisiye roman yazmasına rağmen hem polisiye hem de bir aşk romanı. O yüzden okurken iki farklı heyecanı birden yaşıyorsunuz. Kitabın ilk bölümleri sağ eli bilekten kesilmiş, vücudu küvete konularak asitle eritilmiş bir cinayetle başlar. Bu olayı çözmeye çalışan Ali Başkomiser ve Kürşad Komiser ilerleyen günlerde başka cinayet haberleri de alır. Bunları çözmeye çalışırken Ali ile Sofia arasında yeşilçam tadında bir sevgi başlar. İkisinin yaşadığı o tatlı heyecanı okurken bi Türkan Şoray, Ediz Hun canlanıyor insanın gözünde. Yazar 1960'lı yılları daha iyi yansıtabilmek için o zamanın olaylarını ve konuşma tarzını kitaba çok başarılı bir şekilde yansıtmış. Kitap o kadar heyecanlı bir yerde bitti ki bir an önce ikinci kitaba başlamak istiyorum. Buarada kitabımız 18 yaş ve üzeri için uygundur. Çünkü içinde uygun olmayan sahneler de yer alıyor. Ben olmamasını tercih ederdim Kitap için tek eleştirim bu olabilir.
Camlı TerasSerap Tiryaki · Mavi Nefes Yayınları · 202472 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Yazar yazdığı tüm kitapları almaya gidiyorum hala olayı anlamadım bir kere daha okuyacağım beğendim gözüm kapalı tavsiye edeciğim bir kitap kime okuttuysam çok bependi cinayeti hala anlsmış değilim buarada
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,887 okunma
Derin kuyu
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
.."𝓓𝓮𝓻𝓲𝓷 𝓚𝓾𝔂𝓾".. Okur Severlere Merhaba Oymapınar'da geçen bu sıcacık aile bağı ve dostluk hikayesi. Nisan ; anne ve babası kaybeder. Annesi ölmeden önce aile dostları Nazik Anneye emanet eder Nisan'ı. Nazik Anne'nin oğlu Kerem ile Nisan çok iyi anlaşamasalarda, Nazik Anne evlenmelerini ister. Buarada tabi Nisan yatılı okullarda yetişip sınıf öğretmeni olmuştur. Kerim ise biraz çapkın, gece hayatını, gezmeyi, tozmayı seven biri olunca, annesinden kalacak otel ve villa içinde Nisan ile evlenmeyi mecburen kabul eder. Nisan ve Kerem'in evlilikleri nasıl gerçekleşebilecek? Büyük bir aşk'a dönüşecek mi? Bilge, Kerim'in kuzeni hem Nisan'ın en yakın arkadaşıdır. Oymapınar'a yerleşen yazar Yiğit kasabaya gelir.. Bilge ve Yiğit ilk görüşte aşık olurlar. Yazar Yiğit'in peşindeki katil ona bu sefer zarar verecek mi? Sadece ana karakterler değil, Bilge ve yazar Yiğit'in hikâyesi de insanı etkiliyor.
1000Kitap
Derin KuyuDilek Nazlıoğlu · Ritim Sanat Yayınları · 202147 okunma
SARKAÇ ~ Maral Atmaca
Puan vermedi
Kitabı çogunlukla beğenmedim. Aslında okuması zevkli ve konusu güzel ama karakterler tam bir facia bence. Öncelikle, Gurur çok saçma davranıyor, bi Leyla ya bi Farah a gidiyor. Asla karar veremiyor. Olanlar bişekilde faraha patlıyor. Üstelik farah ı çok hafife alıyor ve çok küçümsüyor. Ona bebek gibi bakması da saçma. Ayrıca 17 tane raporu olmasına rağmen nasıl gözaltında falan tutulmuyor, bilmiyorum herkese saldırıp sırf milyardersin diye polisin bisey yapmaması çok saçma. Bide abisi yüzünden delirip ateşten korkması falanda saçma. Bence erkek karakter dediğin güclü, cesur ve korkusuz olmalı. (kesinlikle) Farah a gelince (bence) tam anlamıyla iğrenç bi karakter. Çok korkak ve asosyal. Ayrıca neden bu kadar bilgisiz davranıyor ki? Bence tam bir saçmalık. Ben bıktim yani bu çocuk çocuk davranışlarından. Hiç bişey bilmiyormuş gibi bir izlenim yaratmasıda çok berbat. Herşeye ağlıyor hiç bi şey yapamıyor. Tam 3 yıl boyunca evden çıkmaması da çok sacma, bir kere bile Gurur a sormuyor. Sonra şu akrabalarına hiç bişey söylemiyor kız adeta laf sokmayı, aşağılamayı, yada alay etmeyi bilmiyor. Çok sıkıcı bir karakter. Üstelik Gururu aşşırı derecede kafaya takmış, adam onla olmak istemiyor, leylayı seçiyor. Hatta babasını iflasa sürüklüyor ama Farah bi türlü ondan vazgeçemiyor. (Umarım Farah 2. Kitapta biraz daha cesur olur buarada) Gelelim Melek e bu kız benim favorim (o yüzden yazmak istedim), kız kanser olmasına rağmen çok güçlü, cesur ve özgüvenli. Asla vazgecmiyor ve hastayım diye eve falanda kapanmıyor. Onun yerine birilerinin saçını başını yoluyor.(orası çok tatlıydı) Ve Şeref,(gururun abisi) Ben Gururun onun yüzünden delirmesine rağmen kitapta bu karakterden az bahsedilmesini anlayamadım. Bence daha fazla bahsedilmeliydi. (Ama 2. Kitapta da fazla
Sarkaç 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20281,074 okunma