Okuyucularımdan çok sayıda mail alırım. Bunların bir çoğu hayli dostça, bazıları yardımcı eleştirel, küçük bir kısmıysa çirkin ve ahlaksızcadır. Ve en çirkinlerinin hepsi dindar kişilerden gelen mektuplardı.
Dindar önderler ve şeyhler çocuk beyninin savunmasızlığının ve beyin yıkamayı erken yaşlarda yapmanın öneminin epey farkındadırlar. Örneğin iftihar kaynağı üslup, “çocuğu bana ilk yedi yaşında verin ve ben size bir adam vereyim” sözü basmakalıp ya da şüpheli dersek yanlış olmaz.
Açıkça görülüyor ki, cinsel davranışın Darwinci faydasını açıklamakta zorluk yoktur. Bu üremek ve genlerin aktarımını sağlamakla ilgilidir. İnsanlar neden oruçla saatlerce aç kalır, namaz kılar, yalvarır, kendini kırbaçlar, bir ağlama duvarının önünde çılgınca kafasını aşağı-yukarı sallar, insan neden pahalıya mal olan eylemler gerçekleştirir?
Yüzyıllar boyunca insan zekasının en büyük dürtülerinden biri, kainattaki karmaşık, olanak dışı tasarım ve yaradılış görünümünün nasıl meydana geldiğini açıklamaktı.
Etrafınıza dünyanıza bir bakın, iç içe geçmiş Amazon yağmur ormanlarını inceleyin; karınca ordularını ve jaguarları, tapirleri, ağaç kurbağalarını ve papağanları. Gördükleriniz mükemmel ve kudretli bir eli oluşturan kartların istatistiksel karşılığıdır ancak nasıl çıkageldiklerini bilirsek ki biliyoruz, durum değişir; Doğal Seçilimin aşamalı vinciyle. Böylesi bir ihtimalsizliğin kendiliğinden meydana geldiğinin onaylanmasına başkaldıran sadece bilim adamları değildir; mantık da inat eder. Bu ilk nedenin; bir şeylerin var olmasından sorumlu büyük bilinmezin, kainatı tasarlayan ve eş zamanlıkla milyonlarca insanla konuşabilen bir varlık olduğunu öne sürmek, adeta üşengeçlikten doğan sorumsuzca üretilmiş bir açıklamadır.