"Kenevirden halat nasıl yapılır, bilirsiniz. Önce ince lifleri birbirine dolayıp onları ip haline getirirler, böyle birkaç ip bir araya gelince kalın halatlar olur, bunlarla büyük okyanus gemilerini bağlarlar. Bizim işimiz de böyledir. Biz bir sürü iyi niyetle kaynaşmalı, iki milyonluk halkımızın güçlü eğitim gücünü yaratmalıyız."
Ülkede okul gibi gazete de bol. Her kasabanın kendi gazetesi var. Vıborg'da 18 bin kişi yaşıyor; dört gazete var: İki Fince, iki İsveççe. Gazeteye köyün hemen her ailesi abone.
Böyle bir örnek biliyorum. Bir köyde iki yoksul, ama her zamanki gibi, temiz bir kulübe var. Birinin sahibi ayaksız bir ihtiyar, yalnız bir sakat. Diğerinin sahibi dokuz yaşında torunu olan kör bir ihtiyar kadın. Bu iki sakat ihtiyar ortak olup bir gazateye abone olmuş. Bu arada gazete almak için postaneye koşan torun, her gün kör ninesini ayaksız ihtiyara getiriyor ve orada onlara bütün gazateyi okuyor.
Bu yüzden burada halkın en alt kesimlerinde bile düşünce derin bir uykuya dalmış değil, yapraklar arasında çürümüyor. İnsanlar yoksulluklarıyla barışık değil. Başkasının iradesine ümit bağlamıyorlar: Ne olacaksa o olur demiyorlar.
Kendi küçük, özel işlerinize ve kaygılarınıza böcekler gibi dalmayın! Hükümdarlığınızın temellerini sağlamlaştırmayı düşünün! Halkınızın yeni, gelecekteki ve yüksek eğitimini.