İlber Ortaylı temel olarak hayatımızın dört yaş grubu olarak gruplanabileceğinden bahsediyor ve bu yaş gruplarını: 12–25 yaş arası, 25–40 yaş arası, 40–55 yaş arası, 55 yaş ve üzeri olarak gruplandırıyor. Sorulan sorular kitapta çeşitli başlıkların altında toplanmış ve bu durum kitabı daha okunabilir kılmış. Kitabın önsözünde İlber Ortaylı: “faber est suae quisque fortunae” diyerek başlıyor. Yani, herkes kendi talihinin mimarıdır. Esasında bu Latince deyiş, kitap için oldukça güzel bir özet olmuş görünüyor.
Sayfa sayısı uzun olmasına rağmen okurken hiç zorlanmadığım, Tolstoy'un Anna Karenina ile olan hikayesinde Tolstoy'un verdiği tepkiyi çok iyi anlamama sebep olan, Anna Karenina'nın olduğu sahneleri okumak için can attığım, Rus edebiyatı denildiğinde ilk olarak akla gelen isimlerden olan Tolstoy'un müthiş bir yapıtı. “Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aileninse kendine has bir mutsuzluğu vardır.” cümlesiyle başlar Tolstoy dünyaca ünlü romanı Anna Karenina'ya.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201955,5bin okunma
Yusuf Atılgan’ın kaleme aldığı ‘Aylak Adam’ romanının ana karakteri adından da anlayabileceğimiz üzere hayatı aylaklık yapmakla geçen bir adam. Bu romanda ana karakterin hayatının bir senesini kış, ilkyaz, yaz ve güz olmak üzere dört bölümde görebiliyoruz. İsmini bile bilmediğimiz ve kitapta ‘C.’ olarak bahsedilen “aylak adam” 28 yaşında işi gücü olmayan bir adamdır. Günlerini İstanbul’un sokaklarında dolanarak, içki içerek veya kitap okuyarak geçiren karakterimiz babasından kalan miras sayesinde kendisinin deyimiyle oldukça paralıdır. Entelektüel bir çevreye sahip sayılabilecek ‘C.’ zamanını meyhaneler veya sinemada geçiren tam da yazar sayılamayacak ama arada sırada yazılar karalayan bir aylaktır. Kitabın başladığı kış bölümünde, biraz kafa karışıklığına sebep olsa da okumaya devam ettikçe açılan ve hayata dair çok güzel mesajlar, anlamlar çıkartabileceğimiz müthiş bir yapıt.
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma