B. Okur

B. Okur
@bugrakitap
Her nesil bir öncekinden daha aydın ve bir sonrakinden daha bilge olduğunu düşünür.
Hayata karşı bir yemek davetinde nasıl davranırsan öyle davranman gerektiğini unutma . Sana yemek mi sunuldu? Elini uzat, kibarca al ve ye. Yemek yanından mı geçti? Sakın uzanıp durdurmaya çalışma. Henüz yemek gelmedi mi? Sen onu arama, sana gelene kadar bekle.
Sayfa 14 - Destek Yayınları 92. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet Değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve Bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver.
Sayfa 11 - Destek Yayınları 92. Baskı·Kitabı okudu
Alıntı
… yeteneği oluşturan asla dış koşullar değildir. Gelişme katiyen dışarıdan içeri doğru değil, içeriden dışarıya doğru sağlanır. Dış koşullar olsa olsa ikincil niteliktedir: Belki de genelde düşünüldüğünden daha sınırlı ölçüde yardım ederler veya engel çıkarırlar. Bu nedenle öğrencileri, Paris’te oturanlar ve oturmayanlar olarak tasnif etmemek gerekir; Onların arasında sadece iki büyük kategori ayırt edilebilir: Ciddi davranan enerjik öğrenciler ve harekete geçmeyi bilemeyen zayıf iradeler. Birinciler, hangi ortamda bulunursa bulunsunlar, kısıtlı olan olanaklarla harikalar yaratırlar ve genellikle enerjileriyle sonunda olanak yaratmaya başlarlar. İkinciler ise, isterlerse kütüphane ve laboratuvarlarla çevrilmiş olsunlar, hiçbir şey yapmazlar, asla hiçbir şey yapmayacaklardır.
Sayfa 199 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 13. Basım·Kitabı okudu
Alıntı
Kendinden daha yüksek mevkide insanlarla ilişki kurmaya, öğretmenleri ziyaret etmeye, onları çalışmalarından, umutlarından, sıkıntılarından haberdar etmeye ve içlerinde bir tür bilinç yöneticisi bulmaya gayret etmek gerekir. Birahanenin, kafenin yerine metodik müze ziyaretlerini, kırda yürüyüşleri, sağlam ve yüksek zihinli bir veya iki arkadaşla evinde sohbet etmeyi koymak gerekir.
Sayfa 188 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 13. Basım·Kitabı okudu
Alıntı
… çevresine zarar vermeye başlamış daha ürkütücü bir tür vardır ki bunlar da zaafları nedeniyle kötümserliği benimseyen, kavgaya girmeden cesaretlerini yitirenlerdir. Bütün acizler gibi kimseyi çekemezler, riyakar ve bayağı bir kıskançlık beslerler. Bu düşük zihniyet onlardan inancından vazgeçmiş yeni bir tür yaratır; bu dönekler sabırlı ve azimli olur: Sanki amaçları, iyi niyetlilerin cesaretini kırmaktır; her an çevrelerindekileri çökerten bir tesir sergilerler. Her türlü kusuru, her türlü açığı yakalamak için pusuya yatarlar ve sonunda uğursuz bir etki gücüne sahip olurlar. Kendi zaaflarının ve onları bekleyen hazin geleceğin bilincinde oldukları için başkalarının gayret göstermesini engellemekten zevk alırlar.
Sayfa 186 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 13. Basım·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam