Kutsallık Ne ve Nerede Üzerine
Sevgili arkadaşlar, bugüne değin bize bu konuda yalan söylendi ve bu gerçeğin hakikat aşkına açığa çıkartılması lazım, o nedenle yazıyorum. Çok önemli, 'kutsal nesne' yoktur. Hristiyan haçı ve Yahudilerin ağlama taşı bize zaten kutsal gelmiyor da bize kutsal diye öğretilen nesneler de aynı şekilde asla 'kutsal' değiller. Bu sitede muhtemelen hepimiz Muhammed Mustafa takipçisi olduğumuz için buna Kabe üzerinden örnek vermek istiyorum. Kutsal taş, kutsal toprak diye şeylerin varlığı hakikate terstir. Kabe kutsal değildir yani. Bunun gerçekliğini anlamak için şu testi yapalım: Açalım ayetleri inceleyelim, Muhammed Mustafa'ya Kabe'de iken kaç kere vahiy gelmiştir? Ben söyleyeyim: Nisa 58 dışında yok. Peki neden Muhammed Mustafa'ya Kabe içinde sadece tek bir kere vahyedilirken geri kalan altı bin iki yüzden fazla ayet başka yerlerde gelmiş? Oysa Kabe içi kutsal olsa Allah'ın peygamberimize yalnızca orada seslenmesi, Cebrail'in yeryüzüne sürekli oradan inmesi gerekirdi. Neden öyle olmadı? Herkes bir araya toplandığında bizleri kurtaracak olan taş toprak değil, başta Muhammed Mustafa olmak üzere peygamberler ve Allah'tan şefaat etme yetkisini elde etmiş olan her insandır. Fakat bu gerçeği, insanları sömüren tarikat ve cemaatlerin yutturmaya kalktığı biçimde algılamayalım, çünkü bu kapı her kula açıktır. Yani kendimiz de yeterince çaba gösterirsek, Allah bize de bu yetkiyi bahşedebilir, böylece kutsal olan biz oluruz. Bunun önünde engel yoktur. Dolayısıyla kutsal olan insandır. Zaten İblis de bunu kabul etmediğinden sürüldü, insanı küçük gördü. Yoksa önüne taş getirseler belki o da secde edecekti. İnsana secde etmedi. Gelgelelim her iki ayaklı olan insan değildir, insan diye ona verilen insanî sıfatı muhafaza edene derler. Bu nedenle Epstein belgelerinde satanist çetenin
Elveda İnstagram:)
"Bugün İnstagram hesabımı sildim. Uzun süredir bunun için kendimle savaşıyordum. Fotoğraf çekmeye aşık biri olarak bu durum biraz uzun sürdü benim için. Ama artık belki de bir yerde paylaşmak için değil de anı yaşayıp o anları biriktirmek istiyorum. İnsanların hayatlarını, mutluluk pozlarını izlemekten çok kendi hayatımın artık başrolü olup kendi hayatımı izlemek istiyorum. Bu bana iyi gelecek biliyorum."
Ben ve Duygularım
Reklam
Bugün hayatın döngüsünü sadece zamanda değil ya da herhangi bir kavramda değil sadece bir mor lahana da gördüm. Kıvrımlarının bir şekilde bir yere bağlanması hiçbir çizginin önemsiz olmaması her birinin bir görevi olması ve sonunda bütün bu kıvrımların bir nesneyi meydana getirmesi, Bunlar bir lahananın yaşam çizgileri. İşte hayat tam olarak bu değil mi . Hayatta en küçük yaşantımızın bile bir sebebi var. En büyük örneği sevmek ya da sevilmemek yaşantımızdaki çizgilerin en büyüğü bu büyük çizgi bir diğer çizgiye değmemizi ve o çizginin hayatımıza karışmasına sebep oluyor. Lahanadaki bütün daireleri birleştirdigimiz zaman lahananın kendisi yapıyorsa, hayatınızdaki anlamlı anlamsız bütün noktaları, çizgileri ve virgülleri birleştirildiğimiz zaman kendimiz ortaya çıkıyor, biz ortaya çıkıyoruz. Lahanadaki her hangi bir çizgiyi yani parçayı çıkardığımız zaman lahananın şekli bozuluyorsa aynı şekilde bizim hayatımızdan en küçük önemsiz bir durumu çıkarıldığımız zaman bir duygumuzda eksilme oluyor. Aslında birde şu konudan bakmak lazım biz mi doğayı taklit ediyoruz doğa mı? Doğanda yaratılan her birşeyin bir kopyası gibiyiz.
11 beğeni.
Bugün tesadüf şöyle bir iletiye denk geldim ve tehlikeli, kabul edilemez gördüğüm için arkadaşın ismini gizleyerek paylaşmak istedim. İnsan yazdığını çizdiğini 10 defa düşünüp hele sosyal medyada paylaşacaksa bunu çok daha titiz bir şekilde irdelemelidir. İsmini de 11 beğeni yaptım bu 11 insan, 11 düşünce demek eğitim bu değil, eğitim bu düşüncede olamaz. Burada birçok ihlal var, biraz daha dikkat lütfen.
İnsan ve Hayat
Bugün bu zulmü paylaşmak, sadece bir sosyal medya hareketi değil; o çiğnenen insanlık onuruna sahip çıkmaktır. ​"Her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır." ​İnsanlık onurunu korumak ve Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin çığlığına ses olmak, vicdan sahibi her insanın asli görevidir. Zulme karşı dilsiz şeytan olmayıp sesini yükseltenlerden olmak, zulmü unutmamak ve unutturmamak dileğiyle.
Doğu Türkistan

Aselilloba

@Aselilloba
·
Doğu Türkistan'da yıllarca süren bir zulüm var! Hâlâ da sürüyor! ç*nliler akla bile gelemeyecek işkenceler ile ruhlarını sömürüyor kardeşlerimizin! Özgür Doğu Türkistan!
1000Kitap
Eskiden "gençlere el birliğiyle yuva kurmak" bir toplumsal görevdi. Aileler, mahalle, akrabalar bir araya gelir, eksikleri tamamlar ve gençlerin olgunlaşma sürecini evliliğin içinde yaşamasına izin verirdi. Bugün ise sistem, "Yalnızsın, her şeyi tek başına çöz ve buraya öyle gel" diyor. Bir insanın genç yaşta, henüz yolun başındayken sevilmeye, desteklenmeye ve bir yuva sıcaklığına ihtiyaç duyması en doğal hakkıdır. Yuva, kusursuz insanların bir araya geldiği bir ödül değil; iki insanın hayatın zorluklarına karşı birlikte olgunlaştığı bir sığınak olmalıdır.
1000Kitap
Reklam
Reklam