HZ. MUAVİYE'YE "radyallahu anh" DENİLMEZ Mİ? -III-
"Ömer İbnu'l-Hattab (r.a.), Umeyr İbnu Sa'd'ı Humus valiliğinden azledince, yerine Hz. Muaviye'yi (r.a.) tayin etti. Halk: Umeyr'i azledip Muaviye'yi mi tayin etti, diye mırıldandı. Umeyr (r.a.) ise: Muaviye'yi hayırla yâdedin. Zira ben Resulullah aleyhissalatuvesselamın "Allahım onunla (insanlara) hidayetini ulaştır!" dediğini duydum, dedi." Kütüb-i Sitte, Hadis No: 4478 Evvelki yazılarıma yapılan bazı yorumlardan ötürü, daha başlarken bir noktayı açıklığa kavuşturmak istiyorum: Hz. Muaviye'nin "radyallahu anh" denileceklerden olduğu "şu âhirzamana kadar" Ehl-i Sünnet mabeyninde "netameli" bulunmuş bir konu değildir. Mevzuun gerek İmâm-ı Gazalî'nin İhyâ'sında, gerek İmâm-ı Rabbanî'nin Mektubat'ında ve gerekse diğer makbul/muteber kaynaklarımızda nasıl ele alındığını incelerseniz "netameli" hiçbir noktaya rastlayamazsınız. Hz. Muaviye'nin bir Sahabî olarak "hürmete layık olduğu" gayet açıktır. İttifakla da beyânlıdır. Ulemamızın bu meseleyi medar-ı bahs etmeleri, kendi aralarında tartışma konusu olduğundan değil, Şia vb. bid'a fırkaların Mü'minlerin kafalarını/kalplerini karıştırmalarına engel olmak içindir. Elhamdülillah. İşte biz de bugün o salih seleflerimizin izlerini takip ediyoruz. Rabbim, ne bu dünyada ne ötekisinde, dudaklarımızı ayak izlerinden kaldırmasın. Âmin. Bediüzzaman'ın da bu müceddidler kervanının bir halkası olduğunu hatırlarsak, elbette, ondan da bu hak yoldan başkası sâdır olmaz. Başka muradı olamaz. Zâten, Hz. Ali radyallahu anhın duruşunu "azimet" Hz. Muaviye radyallahu anhın duruşunu ise "ruhsat" noktasında ele alması, "her ikisini de" İslâm dairesi içinde gördüğünün delillerinden birisidir. Mezkûr kavramlar hakkında küçük bir özet geçersem: **Azimet "asıl hüküm"dür. Ruhsatsa şartlarına bağlı olarak uygulanabilecek "geçici
Hazreti Muaviye
Ne dün ne bugün ne de yarın, Anı yaşamalı
Dün bugünden daha güzeldi, bugün de yarından daha güzel.(!)
Reklam
Her cümlede aslında ne kadar yorulduğunu, ne çok şeyi sessizce sineye çektiği anlatıliyor. Hayata karşı beklentileri düşürmeyi, 'indirimlere gitmeyi' çok iyi anlıyor, insan kırılmamak için bu kaleleri inşa ediyor. Ama insan ne olursa olsun, o aklının arkasındaki duygu dolu insanı tamamen yok etmemeli. Geçmiş her zaman bugünden daha güvenli görünür çünkü artık canımızı yakamaz, biliniyor. Yine de bugünün, o beğenmediğin bedenin ve geleceğin sana getireceği ufak ihtimallerin de bir şansı hak ettiği düşünülür. İnsan Kendine bu kadar yüklenmemeli; bizler bu dünyaya sadece acılara göğüs gerip sonradan anlatmak için gelmedik, yaşamayı da hak ediyoruz."
Allah'ın nezdinde öncesi de sonrası da bir. Bugün ettiğin bir duâyı, daha sen o duâyı etmeden kabul etmiştir ve sebepleri bunun için yaratmıştır bile, lâkin vakit gelmemiştir henüz ve sonuçları senin gözünün önüne getirmemiştir. Senin muhafaza edilmek için tâ gelecekte edeceğin bir duâyı Alîm olan Allah ilmiyle bilir, daha bugünden senin istikbâldeki duana icâbet ederek daha bugünden muzır şeyleri hayatından tek tek çıkarmaya başlar.. Ne âcib bir iş..
Soğursun bazen. Herkesten, her şeyden, hatta kendinden bile. Başını alıp gitmek istersin; aynı döngünün içinde sessizce eriyen günlerin ağırlığı çöker üzerine. Yarını bugünden bilmek. Sanki her şey çoktan yazılmış gibi sabah aynı saatte uyanmak, Ramazan Abi’den taze ekmek almak, yarım yamalak bir kahvaltıyla güne tutunmaya çalışmak. Sonra koştur koştur işe yetişmek. “Günaydın”lar bile ezberlenmiş. Öğle olur, akşam zaten hep aynı yere bağlanır. Eve dönüş başka bir tekrarın başlangıcıdır. Mutfağa dalarsın; bir şeyler yapmak değil, sadece günü kapatmak için. Yan komşunun o tanıdık sorusu gelir yine: “Bugün de mi geç kaldın?” Sen de yarım bir gülümsemeyle geçiştirirsin. Uykunun bile bir anlamı kalmaz bazen. Dinlendirmez, sadece erteler. Dedim ya, soğursun. Aynı yüzlerden, aynı cümlelerden. İnsan en çok o an düşünür: Keşke mümkün olsa hiçbir şey açıklamadan, vedasız, sadece gidip kaybolsa der içinden.
1000Kitap
“Yarını düşünmekten bugünü ziyan ediyorsun; oysa yarın dediğin şey, dün endişelendiğin bugünden ibaret.”
Reklam
Reklam