İnsanoğlu hem merkezde hem çeperde hem de sistem içinde vazifelidir. Birlik bu üç alanın ahengiyle mümkündür. Bu sebeple ortaya konan her teşhis, ne yapmalı, nasıl yapmalı ve ne için yapmalı sorularına cevap vermek zorundadır. Eserin belirlediği problemler içinde bu üç sorunun cevabı yer almaktadır. Şimdiden belirlemezsek, her bölümde ifade edilen meselelerle 2030 sonrasında daha sert mücadele vermek zorunda kalacağız.
Şimdi belirlemezsek:
Azınlık tahakkümü artacak.
Sosyal zihin zayıflayacak.
İnanca olan ilgi kaybolacak.
Kamu disiplini sağlanamayacak.
Saha savaşları dinmeyecek.
Aile olgusu zedelenecek.
Nüfuz kaybı yaşanacak.
İktisadi yönelim belirsizleşecek.
Doğal mantık yapay kabule dönüşecek.
Yerel savaşlar artacak.
Cemaatsiz cemiyetler çoğalacak.
Teknik amel ihlası gölgeleyecek.
Zulüm, öncülerin silahı hâline gelecek.
“İnsanlık tarihinde nispeten geç doğan bugünkü anlamda siyasi yönetim olgusu tarih boyunca dört ana biçim kazandı. Bunlar şehir devleti, krallık, imparatorluk ve ulus-devlettir. Bu dört model arasında siyasi gücün merkeziyetçilik derecesi, sınırları, meşruiyet kaynakları açısından farklar vardır.
Siyasi yönetimlerin insanlık tarihinin kısa bir bölümü (yaklaşık 10 bin yıl) boyunca var olmuş olması, onların tarihte ve günümüzde basit bir ayrıntı, bir önemsiz parantez teşkil ettiğini göstermiyor. Bugünkü dünyamız bir siyasi yönetimler (devletler) dünyasıdır. Devletler bugünden yarına ortadan kalkacağa da benzememektedir. Ulus-devletlerin yetkilerinin aşınıyor olması devletin bir gün, en azından yakın gelecekte, insanların hayatından çekileceğini göstermiyor.”
Sayfa 21 - İnsan Toplumları ve Siyasal Yönetim·Kitabı okuyor
dünden bugüne çektiklerin eksilmedi dedi yağmur bana
eksilmeyecek dedi bugünden yarına
bir hiçliğin koynunda istifham gibi büyüyeceksin
sual sorduğun her şey senden sual soracak
bitirdim sandığın vakit başladığını göreceksin