Kendine yol açanlar
Ben hep farklı yollardan yürüdüm. Kimsenin tercih etmediği yollardı bunlar. Ne anayoldu ne de insanların yürüye yürüye yaptıkları bir patika. Aslında bu anlamda yolumu kendim açtım demek daha doğru olur. Şansıma yollarım hiç dikenli degildi, taşlarla ve ya aşılmayacak su birikintileri ile dolu değildi. Ama yolun hiç gidilmemiş olmasının psikolojik yönetimi hep çok zordu. Ters yönemi saptım hissinden kurtulamıyorsunuz. Bugüne kadar bu yollar beni hep güzel yerlere çıkardı. Umayım da bu sefer de öyle olsun, tabi mental olarak sağlam çıkarsam.
Duygu ve Düşünce
Zamanın ötesinden bir fısıltı
Okul kütüphanesinde kitapları karıştırırken karşıma çıkan yazı!..🗒️ Ben seni sevdim yâr, halimi bil yâr...' diye başlayan bu satırlar,içerisindeki el yazısının naifliğiyle birleşince zaman duruyor sanki. 1999 yılının sonbaharından bugüne sarkan bu not, aşkın ve hüznün değişmeyen döngüsünü hatırlatıyor. Kütüphane rafları sadece kitap değil, böyle yaşanmışlıkları da saklıyor."
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
KIRLANGIÇ HİKAYESİ "Kırlangıcın biri bir gün bir adama aşık olmuş. Her gün pencerenin önüne gelir onu izlermiş. Bir gün bütün cesaretini toplamış ve adama: “Hey adam ben seni seviyorum, uzun zamandır seni izliyorum” demiş. Adam: “Saçmalama sen bir kuşsun, ben ise bir insan. Durduk yere sen de nereden çıktın” diye bunu içeri almamış, pencerenin önünden kovalamış. Kırlangıç yine gelmiş: ”Tamam seni hiç rahatsız etmicem” demiş. “Sadece çok iyi dost olalım” demiş. Adam yine kabul etmemiş ve kırlangıcı kovalamış. Kırlangıç tekrar gelmiş: “Bak demiş hava çok soğuk. Seninle çok iyi arkadaş olalım. Beni içeri al, soğukta donacağım” “Sıcak ülkelere göç etmek zorunda kalıcam; lütfen beni içeri al” Adam yine kırlangıcı içeri almamış. Kırlangıç çok üzgün bir şekilde başını önüne eğmiş ve gitmiş. Aradan çok zaman geçmiş. Adam pişman olmuş. Derken yaz gelmiş. Adam kırlangıcı diğer kırlangıçlara sormaya başlamış; ama kırlangıcı herhangi bir gören olmamış. Sonunda danışma ve bilgi almak için bilge bir kişiye gitmiş, olanları anlatmış. Bilge kişi demiş ki; “Kırlangıçların ömrü altı aydır. Hayatta bazı fırsatlar vardır sadece bir kez elinize geçer; değerlendiremezseniz uçup gider. Hayatta bazı insanlar vardır sadece bir kez karşınıza çıkar; değerini
HAZİRAN AYI OKUDUKLARIIM VE TBR
merhabalaarrr geçen gün bi iletimde bana kitap önermenizi istemiştim biraz yoksulluktaydım daa😭😊💗ve hepinizin önerdiiği kitapların çoğunu okumaya çalıştım bugüne kadaarr ve haziran ayı tbrsini ve okuduklarımı paylaşmak istediim 🐽💝 ayın ortasına geldik bile, ben de hem haziran başından beri büyük bir merakla bitirdiğim kitapları hem de ayın kalan günlerinde okumak istediğim o listeyi (yani şu tbr olayını) sizinle paylaşmak istedim. hadi gelin biraz konuşalım, dertleşelim! 👇✨ 📚 haziran başından beri bitirdiklerimm Ölüm Beni Bulana Dek : ismini ilk gördüğüm andan itibaren beni çok hüzünlü ve duygusal bir hikayenin beklediğini biliyordum aslında ama bu kadarını ben de tahmin etmemiştim. okurken gerçekten içimin burkulduğu, karakterlerin hislerini resmen kalbimde hissettiğim bir süreç oldu. duygusal dozu o kadar yüksek ve o kadar naif işlenmişti ki, hüzünlü kitapları sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken, insanı kendi içine döndüren çok etkileyici bir kurguydu. 🥺💔 Akhilleus’un Şarkısı : mitolojik hikayelere ve o evrenlerin büyüleyici atmosferine zaten çocukluğumdan beri apayrı bir ilgim var ama bu kitap benim için apayrı bir yerde duruyor artık. o kadar zarif, o kadar ince ince işlenmiş bir anlatımı vardı ki, her sayfasında o antik dünyanın havasını soludum resmen. ama o son sayfalar... canımı o kadar çok yaktı ve beni o kadar derin bir çaresizlikle baş başa bıraktı ki, kitabı kapattığımda gözyaşlarımı tutamadığımı itiraf etmeliyim. tam anlamıyla yürek burkan bir şaheserdi. 😭🏛️ Kargalar Meclisi : işte bu ayın benim için en büyük bombası ve heyecan kaynağı kesinlikle buydu! Kaz Brekker ve onun o her biri birbirinden yaralı, tekinsiz ama bir o kadar da sadık çetesiyle tanışmak harika bir deneyimdi. Ketterdam’ın o dumanlı, tehlikeli ve karanlık sokaklarında onlarla birlikte o imkansız, tam bir
İleti
Kırılmış olabilirsin, üzülmüş olabilirsin, yalnız kalmış olabilirsin. Bazen yükün ağır, yolun uzun ve gücün tükenmiş gibi hissedebilirsin. Ama unutma ki insan en çok düştüğünü sandığı yerde gücünü keşfeder. Bugüne kadar atlattığın her zorluk bunun en büyük kanıtıdır. İçinde hâlâ yeniden başlayacak cesaret, yeniden gülecek umut ve yeniden ayağa kalkacak kuvvet var. Kendine olan inancını kaybetme. Her şey hemen düzelmeyebilir ama hiçbir şey de olduğu gibi kalmaz. Zaman geçer, yaralar iyileşir ve yollar açılır. Sen yeter ki vazgeçme. Rabbine güven, sabrına sarıl ve yürümeye devam et. Çünkü seni bugüne kadar ayakta tutan güç, yarınlarını da güzelleştirmeye yetecektir. Huzeyfe Mücahid Osmanoğlu
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam