Rus Edebiyatı klasiklerinden olan kitap, İvan İlyiç adında ünlü bir yargıcın hastalığa yakalanıp ölmesine az bir zaman kala hayatı üzerinde düşünmesinden, hayattan vazgeçememesinden ve en ufak bir iyilik halinde yaşama umudunu iliklerine kadar hissetmesinden bahsediyor. Çok akıcı, sade ama olabildiğince dolu bir klasik. Belki de düşlemsel boyuta en fazla taşınan gerçeğin, ölümü çarpıcı bir realizm ile yansıtıldığı bir eser. Okurken pek çok soru soracak ve kendi yaşamınızdan kesitler ve cevaplar arayacağınız bir kitap.
"Kıyafetlerde annesinin kokusunu arayan ve giysilerine baktıkça eski anılarını yad eden bu çocukların öyküsünü, kendi evlatlarına bu kötülüğü yapma potansiyeli olan tüm saldırgan erkeklere anlatmak istedim."