İnsan bazı kederlerle göz göze geldiğinde öldüm zannediyor. Ölsem, daha iyi diyor. Nefes alamıyor. Öyle anlarda kendime şunu sormayı şiar edindim: Ölüyor olsan bu mesele hâlâ derdin olur mu? El cevap; olmaz. O hâlde delirme, ölürken derdin olmayacak şey derdin değildir.
Yapamıyorum.Yenilmekse de bu sefer yenileyim istiyorum. Şu kolumun gücü varsa da kaldırmak istemiyorum. Bacağımı sürüklemek istemiyorum.
Ben şimdi tam burada çöküp ağlamak istiyorum. Hiçbir şey yapmamak. Üzerimden geçseler dahi kalkmamak. Ömrümce kaç yerde hakkını yediysem durmanın, ödemesini yapmak istiyorum.Ben şimdi biraz, yapamamak istiyorum.
İnsan, bir şeylerin kararını vermeden edemeyeceği için esas kararlardan kaçma yolu olarak birtakım kararlarla oyalanacak. Hep çok iși olacak. Oradan oraya koşturacak. Bir an durmayacak. Yerinden oynamayan koltuk, bir an olsun duramadığı işler esas yorgunluğunun üzerini böyle böyle örtecek. Geceleri beyninde bir uğultu. Yaşamak hakikaten kolay değil. İşleri biriktirerek de işlerin içinde kaybolarak da oyalanmak mümkün. Dengeyi öğrenmedikçe, hakikatin peşine düşmedikçe iyi bir hayat mümkün değil.