Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun
Tellersin pullarsın
Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün, bir de bulutları görürsün
Bir de bulutları görürsün
Köpürmüş gelen bulutları
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı
Tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı!
KAPI
Bugünlerde bahar indi Çukurovanın düzüne
Donandı ağaçlar
Donandı dünya
Donandı yeşilinden alından
Sarısından
Donandı delicesine
Bir ışık fışkırır topraktan yağmur gibi
Bir güneş doldurur ortalığı
Bire canım
Tüter
Açıldı apaydınlık terütaze
Devedikeni çiçekleri koskocaman
Mosmor açıldı
Nennilendi dağlar
Çiçeğinden kuşundan böceğinden suyundan
Kokusundan
Nennilendi
Bugünlerde bahar indi Çukurovanın düzüne
Bir bulut ağdı düzden yukarı
Bir yanı sırma
Bir yanı pamuk aklığında
Bir yanı billur
Bir bulut ağdı doludizgin
Bir toprak var sürülmüş
Rahat
Sürülmüş kapkara
Benim memleketim sıcaktır.
İnsanları da öyle, uzun türküleri, uzun yağmurları, uzun dostlukları vardır,
Her gün bahar gibi açan sıcacık dost insanlardır Hanna
MERHABA
Dünyanın ucunda bir gül açılmış
Efil efil esen yele merhaba
Karanlığın sonu bir ulu şafak
Sarp kayadan geçen yola merhaba
Gün be gün yüreğim ulu yalımda
Engel tuzak kurmuş bekler yolumda
Zulümlerde işkencede ölümde
Bükülmeyen güce kola merhaba
Acıda kahırda çekmiş geliyor
Güneşten boşanmış kopmuş geliyor
Bir ışık selidir, sökmüş geliyor
Nazım usta, coşkun sele merhaba
Alınacak Anadolu'nun öcü
Yerde kalmıyacak çekilen acı
Açıldı geliyor şafağın ucu
Şu doğdu doğacak güne merhaba
Selam olsun dört bir yana merhaba
Akan kana düşen cana merhaba
Hesap sorulacak güne merhaba
Türküler söyleyen dile merhaba
Başparmağının üstüne peri böceğini ben koydum
Sen uyuyordun
Farkına bile varmadın
Sen biliyor musun dünyada ne kadar çok peri böceği var
Ben o kadar çok gördüm ki
Sen biliyor musun dünyada ne kadar çok karınca var
Ve ne kadar karınca doğup ne kadarı ölüyor
Bir düşünse adam deli olur be