Yaşamdaki en büyük başarının, seçip ayıklayıp pek az şey bırakmak; önemli olanın, başarı sayılabilecek olanın, sevip yaptıklarınız değil, belli bir bilinçle kaldırıp attıklarınız, sizi meşgul etmesine izin vermedikleriniz olduğunu düşünürsek benim kontrbasımı bir an önce dişleyip, yok edip, fırlatıp atmam; tüketim ve tüketim sürecini elden geldiğince hızlandırıp, anlama değil anlamsızlığa, hiçliğe varmak istemem; bunun ötesini perişanlık ve beceriksizlik saymam çok doğaldır.
Bir alışkanlığınız varsa, bu daha da kötü. Yeni birine kahveyi şekersiz içtiğinizi ezberletene kadar kaç şekerli kahve içeceksinizdir, kim bilir. Kırmamak için pek bir şey söyleyemeyecek, katlanacaksınız. Bir gün, dayanamayıp, yine sade kahve isteyip, onu sevdiğinizi söylediğinizde, ‘Hadi, hadi’ diyecek, ‘Seni tanıdığımdan beri şekerli içiyorsun.’ Kinlenecek, sırf bu yüzden kinlenecek -kolay kolay da içinizden atamayacaksınız.