Kitap okumak sonsuz okyanuslardan yüzmek gibi ve bu yolculuğun sonu yok. Yetişmem gereken kitaplarla dolu milyonlarca otobüs var. Okudukça güçleniyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıllardır şiir yazıyorum ve artık okuyup paylaşma zamanı çoktan geldi ve geçiyor. İlgilenirseniz bir link bırakıyorum size ⇨ youtu.be/z_zsWOraEgE
Umarım dinler ve beğenirsiniz. 🙏
Ve böylece Sphinksin karşısına çıktı. Canavar aynı bilmeceyi ona da sormuştu: "Söyle bana, hangi varlıktır bu? Tek bir sesi vardır, bazen iki bacağı, bazen üç bacağı, bazen de dört bacağı bulunur, bacak sayısı en fazla olduğu zaman en güçsüz, bacak sayısı en az olduğu zaman da en güçlüdür. "
Ödipus pek uzun düşünmeden, açık ve kesin bir cevap verdi: "Bu , insandır. İnsan bebekken dört ayağı üzerinde emekler, yetişkin olarak iki ayağı üzerinde yürür, yaşlanınca da, bir bastona ihtiyacı olduğu için, üç ayağı üzerinde yürür. En güçsüz olduğu çağ önce bebekliği, sonra yaşlılığıdır, yetişkin olup iki bacağı üzerinde yürüdüğü zaman ise, en kuvvetli olduğu çağdır. "
Okuduğum en iyi kitaplardan biri. Konusuyla içinde geçen mitolojik efsaneler dikkatimi fazlasıyla çekiyor. Biraz okunası zor bir kitap. Oturup saatlerce okumayın. Biraz okuyun,yarın devam edin. Tadı öyle daha güzel akıyor. Eğer okumadıysanız kesinlikle okuyun.
Patroklos, bir prensin oğlu. Geleceğin prensi. Fakat yaşanan bir trajedi sonrası babası biraz ganimentle beraber onu sürgüne gönderir.
Akhilleus, bir tanrıça ve bir prensin oğlu. Annesi onu yanına katıp bir tanrı gibi büyütmek istesede Akhilleus babasının tanında kalıyor ve kaderi tanrılar tarafından çiziliyor. Bütün bunlar olurken henüz bir çocuk ve Patroklos saraya geldiğinde tanışırlar. Böylece yolcukları başlar.
Bu hikayede bence Patroklos zayıf bir çocuk olarak gösterilsede bence hikayenin en vurucu kahramanlarından biri.
Akhilleus, çoğu zaman kibriyle tanıdım onu. Başına ne geldiyse kendi elleriyle altın tepside sundu önüne.
Pyrrhus, sevgili prensimizin oğlu. Tanrıça tarafından büyütülür. Maalesef ortaya sevimsiz bir canavar çıkartır.
Thetis, prensimizin annesi, deniz nymphası. Bazı şeyler için geç kalsada en sonunda ikisini huzura kavuşturdu.
Tatlı okumalar
" Küçük Jack'in ormanda kamp yaparken annesini kaybetmesiyle başlıyor tüm hikâye. Lydia 'yı görünce her şeyin yoluna gireceğini düşündü. Kim bilir. Annesini ondan ayırmasınlar diye küçük bir çocuk ne kadar yalnız başına yollara düşebilir ki? "
Kitabı raflar arasında görünce enerjisi yayıldı. Çekip aldım. Adını bile duymamıştım halbuki. Ama pişman değilim. Küçük Jack'in hikâyesini sevdim. Bir bakmışım kitabın sonundayım. Şekerleöelik kitaplarım arasında yerini aldı.
Güzel okumalar.