Kitap okumak sonsuz okyanuslardan yüzmek gibi ve bu yolculuğun sonu yok. Yetişmem gereken kitaplarla dolu milyonlarca otobüs var. Okudukça güçleniyorum.
Bir savaş sonrası hayatta kalan kişilerin bir çitin içerisinde kurdukları hayatı anlatıyor. Ve bu küçücük dünyalarında bir başkan var. Belirli kurallarla yönetiliyor ve kuralların dışına çıkanları çitin dışarısına sürgüne ya da bir nevi infaza yolluyorlar. Ve o çitin arkasında kimbilir neler var. Çitin içerisindede belli zamanlarda çoklu evlendirme yöntemi var. Kurada kim kime çıkarsa evleniyorlar. Kısaca kimin şansına kim düşerse. Karşı çıkma şansları yok. Ivy ve Bıshop'n hikâyeleri burada başlıyor.
Ivy, bence tam anlamıyla güçlü bir karakter değildi. Biranda yükselip aniden yere çarptım. Bunun sebebide ilk defa doğru ve yanlışı kendisinin ayırt etmesidir.
Bishop, güçlü bir karakter. Kitabın parlayan karakteriydi.
Gel gelelim araları çok dolduramıyorum çünkü çok bir derinliği yoktu kitabın. Aşk, ihanet, intikam etrafında dönen bir entrikaydı.
Kategoride bilim kurgu ve distopik diye geçiyor ama değil bildiğin entrika. Açıkçası isminin yaydığı güzel enerjiden daha yoğun ve geniş anlatılsın isterdim.
Bütün bunlara rağmen okutturdu kendini. Bir dikişte zorlanmadan okuyabileceğiniz bir kitap.
İyi okumalar
Merhabalar;
- Kitabı okurken aslında bitmesini sabırla beklediğim bir kitap oldu. Karakterlerin ve hikayelerin günümüzde bir çok örneği hala vardır. Kitabın bazı yerleri sıkıcı. Okurken acaba bu bölümü ne zaman geçerim diye düşünüyorsun. Bu tarz sevenler okuyabilir, konunun varılmak istenen yeri güzel.
Üç farklı kişinin çıktığı yolculuğu anlatıyor. Meryem, Cemal ve İrfan Kurudal.
Meryem: Amcası tarafından tecavüze uğramış bir genç kız. Aslında günümüzde hâlâ devam eden kadınların, kız çocuklarının genel halidir. Ve hala bir yerlerde töre, namus adı altında kız çocuklarına ve kadınlara eziyetler edilmekte ve öldürülmekte. Haberlerde duyduğumuz gördüğümüz sadece bize yansıyanlardır. Bu kitapta Meryem karakteri bunu yansıtıyor.
Cemal: (Meryem'in amcasının oğlu) Bir askerdir. Eve döndüğünde kendini çok savunmasız hisseder. Sözde şeyh babasının namuslarını temizlemesi için onu görevlendirir. Kadınların uğursuz, baştan çıkarıcı vs. olduğunu söyleyen hatta o 'engin' bilgileri ile günaha bulanmış kadınların yaşamaması gerektiğini söyler. Ve halen günümüzde devam eden konulardan birisi televizyonlarda bu tür kişiler görülmektedir. Belki bu kişi yan komşunuz ya da vapurda karşılaştığınız biridir.
İrfan Kurudal: Bir profesördür. Metonoya arayışındadır. Çünkü bunca zaman hayatında kendi gibi olamamış ve başkalarının gölgesinde yaşamış biri. Zenginlik mi önemli kendin olmak mı?
Sahi zenginlik nedir?
Okumakta geç kaldığım kitaplardan biri. Herkes okumalı ve okutturmalı.Bence güzel bir teşvik kitabı. Her bir satırın altını çizmek istedim. Her bir satır insanı alıp başka bir yere götürüyor. Okuduktan sonra öyle rafa bırakılıp toz tutmamalı. Ders çıkarılmalı bu kitaptan.