Bu kitap...

Bu kitap...
@bukitap

Bu kitap...

, bir kitap okudu
7/10
·185 syf.··
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2017 00:00
·
2017 3. kitabı
Kazu Kibuishi
9.1/10 · 177 okunma
Reklam
10/10
·32 syf.··
Beğendi
·
2017 4. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2017 00:00
Bu kitapta, kasvetini bütün bileşenlerinin makine oluşundan ve aynılığından alan bir şehirde şişe kapağı koleksiyonu yapan bir çocuk, Shaun, anlatıyor hikayeyi. “İlgilenecek daha önemli şeyleri olanlar için bir öykü.” diye başlayarak… Kayıp Şey, besbelli başka bir yere ait. Ve onu sadece Shaun fark ediyor; arkadaşına ve ailesine gösteriyor. Yani ki Kayıp Şey Shaun’a ait aslında. Kayıplığı sahibinin kendisinin farkında olmayışından belki de. Shaun’un unutmaya kıyamadığı, terk etmeye razı olmadığı bir şey o. Hepimizin öyle kayıp şeyleri yok mu? Kimimizinki çocukluk, kimimizinki üzerine düş(e)mediğimiz bir yetenek, kimimizinki başkalarına alelade görünen bir nesne… Shaun’unki ise sevgi ve merhameti mucip bir şey. Öyle ki o şeye bağlanıveriyor. Onu iş ediniyor, bakıyor, barındırıyor, yerini yurdunu arıyor. Bir garip şeyin küçük yardımıyla, herkesin gittiği tarafın tam tersine gidip, özellikle aramıyorsa insanın asla bulamayacağı bir konumda Şey’in ait olduğunu sandığı yeri buluyor. Shaun Şey’le vedalaştıktan sonra o görkemli sürreal dünyanın kapısından ayrılıyor. Hemen her yaştan okura söyleyecek pek çok şeyi olan nefis bir hikaye… Resimler ve metin birlik olup yo(ğu)ruyorlar insanın beynini. Tekrar tekrar okumaya, yeniden düşünmeye çok elverişli bu kitap. Ben kimim, nerden geldim, nereye gidiyorum gibi soruları sorduran sade bir hikaye. Kitaptan sonra bir de kısa filmini yapmışlar. Bilmeyen bilsin, görmeyen görsün muhakkak: The Lost Thing (2010). En iyi kısa film dalında 2011 Oscar ödülünü de alan filmi Türkçe altyazılı olarak şu linkten seyredebilirsiniz: Kayıp Şey. Filmde Şey’in minik zillerini, sevimli hareketlerini ve uzantılarındaki yara izlerini göreceksiniz. Her tarafın makinelerle, çarklarla, borularla, duvarlarla çevrili olduğu bir kentte yeşil-gümüşî orkide
Kayıp ŞeyShaun Tan · İthaki Yayınları · 2012191 okunma
8/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2017 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2017 00:00
Saftirik serisini görmüş ya da duymuşsunuzdur. Okumayı söküp biraz kendine güvenen bütün çocuklar o kitapları okumak istiyorlar. Seri öyle meşhur, o kadar çok seviliyor ki benzerleri çıkıyor. (İyi de oluyor.) Bu kitap Saftirik’e benzediğini reklam olarak arka kapağında söylüyor zaten (İşe yararlık açısından iyi de esere saygısızlık değil mi biraz?). 10 yaşındaki P.G.’in babasına yazdığı eğlenceli mektuplardan oluşuyor. Babasının bir dedektif olduğuna ve gizli işler sebebiyle başka şehirlerde bulunduğuna inandığı için onun gibi olmak istiyor. Harika da bir fırsat geçiyor eline: Bütün öğrencilerin bayılarak yediği fırında makarna çalınıyor! P.G. de tabii ki çok becerikli, gözü kara, cesur bir dedektif olduğu için fırında makarna haydutunun peşine düşüyor. Yaramazlık derdinde olmamasına rağmen sürekli bocalayan P.G. hem komik durumlara düşüyor hem de sorunlara zekice çözümler buluyor. Gerçekten çok eğlenceli bir kitap. 10 yaşındaki bir oğlan çocuğunun gözleriyle dünyaya bakmak mümkün bu kitabı okurken.
Ayakta Uyuyan DedektifJeff Mack · Epsilon Yayınevi · 20169 okunma
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2017 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2017 00:00
Buraya sığdıramayacağım kadar uzun bir incelemeyi blogumda yazmıştım: bukitap.wordpress.com/2017/03/09/kara...
Kara Oklar Çetesi - Büyük MaceraAhmet Şerif İzgören · Elma Çocuk · 2012687 okunma