Kayıp Şey

9,3/10  (3 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
592 gösterim
Alma ve Hugo ödüllü yazar Shaun Tan'ın Kayıp Şey kitabı, kendini arayan bir çocuğun hikâyesi...

Bir gün isimsiz bir çocuk sahilde şişe kapağı toplarken tuhaf görünüşlü bir yaratıkla karşılaşır. Çocuk gündelik hayatta kimsenin önemsemediği ve hattâ farkına bile varmadığı bu 'kayıp' yaratığın nereye ait olduğunu bulmaya çalışır...

Pek çok ülkede yayımlanan ve çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini çeken bu başyapıt en temel felsefi sorulardan birini soruyor: Biz kimiz ve bu dünyada ait olduğumuz bir yer var mı?
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    32
  • ISBN:
    9786053752523
  • Orijinal Adı:
    The Lost Thing
  • Çeviri:
    Sinan Okan
  • Yayınevi:
    İthaki Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bu kitap... 
25 May 13:40 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitapta, kasvetini bütün bileşenlerinin makine oluşundan ve aynılığından alan bir şehirde şişe kapağı koleksiyonu yapan bir çocuk, Shaun, anlatıyor hikayeyi. “İlgilenecek daha önemli şeyleri olanlar için bir öykü.” diye başlayarak…

Kayıp Şey, besbelli başka bir yere ait. Ve onu sadece Shaun fark ediyor; arkadaşına ve ailesine gösteriyor. Yani ki Kayıp Şey Shaun’a ait aslında. Kayıplığı sahibinin kendisinin farkında olmayışından belki de.

Shaun’un unutmaya kıyamadığı, terk etmeye razı olmadığı bir şey o. Hepimizin öyle kayıp şeyleri yok mu? Kimimizinki çocukluk, kimimizinki üzerine düş(e)mediğimiz bir yetenek, kimimizinki başkalarına alelade görünen bir nesne… Shaun’unki ise sevgi ve merhameti mucip bir şey. Öyle ki o şeye bağlanıveriyor. Onu iş ediniyor, bakıyor, barındırıyor, yerini yurdunu arıyor.

Bir garip şeyin küçük yardımıyla, herkesin gittiği tarafın tam tersine gidip, özellikle aramıyorsa insanın asla bulamayacağı bir konumda Şey’in ait olduğunu sandığı yeri buluyor. Shaun Şey’le vedalaştıktan sonra o görkemli sürreal dünyanın kapısından ayrılıyor.

Hemen her yaştan okura söyleyecek pek çok şeyi olan nefis bir hikaye… Resimler ve metin birlik olup yo(ğu)ruyorlar insanın beynini. Tekrar tekrar okumaya, yeniden düşünmeye çok elverişli bu kitap. Ben kimim, nerden geldim, nereye gidiyorum gibi soruları sorduran sade bir hikaye.

Kitaptan sonra bir de kısa filmini yapmışlar. Bilmeyen bilsin, görmeyen görsün muhakkak: The Lost Thing (2010). En iyi kısa film dalında 2011 Oscar ödülünü de alan filmi Türkçe altyazılı olarak şu linkten seyredebilirsiniz: Kayıp Şey. Filmde Şey’in minik zillerini, sevimli hareketlerini ve uzantılarındaki yara izlerini göreceksiniz. Her tarafın makinelerle, çarklarla, borularla, duvarlarla çevrili olduğu bir kentte yeşil-gümüşî orkide köklerine benzettiğim uzantıları ile bitkiyi anıdıran tek varlık olan Şey’in o çizikleri beni çok etkiledi doğrusu. Film ayrı güzel, kitap ayrı güzel… Siz de ikisini de görün, çocuklarınıza gösterin.

https://bukitap.wordpress.com/2017/05/06/kayip-sey/