....Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna,
Saat on ikidir, söndü lambalar.
Uyu da turnalar gelsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar,
Zaman çabuk çabuk geciyor Monna...
... Bir yağmur bilirim , bir de kaldırım
Biri damla damla alnıma düşer
Diğerinde durur göğe bakarım.
Ne şehir, ne deniz kokan gemiler
Bir yağmur bilirim, bir de kaldırım...
Dağcılık sporundan pek haz etmem ama bu kitabı okuyunca insan ölmeden yüksek bir dağa çıkmalı demiştim.. Tutku gerektiren bir iş ki bu tutku doğuştan geliyor sanırım dağcılara.. Nasuh Mahruki biraz duyarsız geldi ama bana.. Ölen dağcılara çok tepkisizdi sanki..