Bu kitabı okuduktan sonra eğer bir de Oscar Wilde-Reading Zindanı Baladı'nı okursanız, her iki kitabın da yarattığı etkiyi ikiye katlarsınız. Her iki kitapta da bir idam mahkumunun son 6 haftasını anlatmakta ve onun psikolojisine bürünmektesiniz.
"...Şurası açıktı ki artık onun için insanlar yaşamıyordu. Kimseyi sormuyor, kendi evinde karısının endişeli umutsuzluğunu, kızının kafasındaki çaresiz soru işaretlerini fark etmiyordu."
20 Aralık 1771
".....Anneme söyle:Oğluna dua etsin,ona verdiğim bütün sıkıntılardan dolayı beni affetsin. Benim yazgım da, mutlu etmem gereken insanları üzmekmiş. Hoşça kal değerli dostum!
Tanrı'nın lütfu seninle olsun! Hoşça kal!"
"birden bana sarılmalısın, gülüm,
korkudan, hayretten, sevinçten
ve de sessiz sessiz ağlamalısın"
Korkudan, hayretten ve sevinçten sarılmak ne ola ki? Onu kaybetme korkusu mu? Bu anın inanılmaz güzelliğine olan hayret duygusu mu? Ve ağlamak. Son defa sarıldığın için mi?