ŞEYTAN ATEİST DEĞİLDİ!
❗️SORU: Şeytan kafir mi? Bu soruya alacağımız cevap hemen hemen yüzde yüz aynıdır: CEVAP: O nasıl soru ya, tabii ki kafir! ❗️SORU: Nasıl kafir oldu peki? ​İşte bu ikinci soruda yüzde yüzü bulmak bence zordur. En az iki farklı cevap duyacaksınız. Bunlardan ilki: ”Allah’ı inkar etti de ondan kafir oldu!” derken, diğerleri biraz daha bilinçli olarak: “Adem’e secde etmediği için kafir oldu.” diyecektir muhtemelen. 🔎 ​Sizleri fazla yormadan işe hemen el atayım: 👉 ​Evet, Şeytan (İblis) kafirdir. Ve onun kafir olma nedeni, 'Allah’ı inkar ettiğinden değil, Allah’ın koyduğu bir yasayı beğenmediğinden, O’nun bir emrini akıl dışı bulduğundan'dır! Budur kafir olma sebebi! ​Bu cümleyi tekrar etmemde fayda var: ​Şeytan, çoğu insanın zannettiği gibi Allah’ı inkâr ederek kâfir olmamıştır. İblis ateist değildi. O, Allah’ın varlığına, birliğine, hatta Kıyamet Günü’ne bile iman ediyordu. Ama kabul ettiği Yaratıcısının “Âdem’e secde et” yasasını bir türlü içine sindirememişti. Ona göre bu secde emri, çağdışıydı! Aklın kabul edeceği bir iş değildi bu! Hele bir okuyun şu ayeti: ​"Allah: Ben sana emretmişken, seni secde etmekten alıkoyan da nedir?" "İblis: Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan, dedi.”
"Bulmak için aramak lazım diyorlar, aramak için de kaybettiğini bilmek. Ruhuna üflenen nefesi kendi içinde kaybettiğini bilmeyen, kendi dışında neyi arasa ne bulacak sanki? Bulsa ne olacak? Hem sadece kaybettiğini aramaz ki insan, bazen de bulunca fark eder onun hep aradığı şey olduğunu."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aptal bir ergenken - ki hâlâ eserleri ruhumda mevcut - takıntılı olduğum birine ritüel tarzında bir uygulama yapmıştım. Tamamen onun iradesinin dışında. O gün bugündür kendisi ile asla doğru düzgün görüşemiyorum. Hayır salak olmayı geçiyorum. Aptallığa kaç puan ? Bu hayatta kimsenin iradesine karışmamanız gerekiyor . Aksi halde sistem sizi baya iyi cezalandırıyor. Sizi bulmak isteyen, kara gecede kara taşın ustunde kara örtüyle yine bulacaktır.
Hz. Ali diyor ya; “Asla sahip olmadığın şeyler için üzülme! Kısmetinde varsa, onlar seni bulur zamanı gelince.” Her şey gelip geçici ey gönül. Bak az önce aldığın nefes bile geldi geçti. Bu dünya, tutunmaya çalıştığımız şeylerin bir gün elimizden kayıp gideceğini hatırlatan bir misafirhanedir. Ne çok üzüldüğümüz şeyler unutuldu, ne çok beklediğimiz şeyler vakti gelince kapımızı çaldı. O yüzden gönlünü yoran her yükü Rabbine bırak. Sen sabret, çalış, dua et ve yoluna devam et. Nasibin olan seni bulmak için yol alırken, nasibin olmayanı peşinden koşsan da elde edemezsin. Kalbini faniye değil, baki olana bağla. Unutma; geciken her şey kayıp değildir, bazen sadece zamanı gelmemiş bir nasiptir.
Hitit döneminde vahşi sığır avı motifli altın tabak. Hititlerle yakın bağlara sahip bir Suriye krallığı olan Ugarit’e ait bu altın tabakta, bir kralın savaş arabası ile avlandığı anlar tasvir ediliyor. MÖ 15. ya da 14. yüzyıl, Louvre Müzesi, Paris. C: Dagli Orti/Aurimages "Hitit" adı, modern bilginler tarafından bu dile Hatti Ülkesi'nin resmi dili olarak verildi ve evrensel olarak kabul edildi; ancak kesinlikle yanlıştır. Zira hatilli kelimesi - düzgün bir şekilde, 'Hititçe' - metinlerde tamamen farklı bir dildeki pasajları tanıtmak için kullanılır. Bu keşfedildiğinde, bilginler resmi dilin gerçek adını bulmak için metinleri araştırdılar. Artık dilin gerçek adının Nesa veya Kaneş'in dili olan "Nesite" veya "Nesian" olduğu konusunda genel bir fikir birliği var, ancak buna rağmen "Hitit" adı artık o kadar iyi yerleşmiş durumda ki muhtemelen asla terk edilmeyecek....
Tarih
İnsan, kendini en çok bir başkasının gönlünde yeniden bulduğunda var olduğunu hisseder.