Hz. Ömer (ra) bir arkadaşından övgü ile söz eden bir şahıs görünce ona "Sen hiç onunla yolculukta bulundun mu?” diye sordu. Adam “Hayır” dedi. Hz. Ömer “Aranızda hiç anlaşmazlık yaşadınız mı?" diye sordu. Adam “Hayır” dedi. Hz. Ömer "Ona herhangi bir şeyini emanet ettin mi?" diye sordu. Adam yine "Hayır" cevabını verince bu defa Hz. Ömer “Öyleyse sen onu hiç tanımamışsın. Belli ki sen sadece onu mescitte namaz kılarken gördün." dedi."
Bu olay bize şunu gösteriyor: Bir zorluk durumu, bir sıkıntı hali olmadıkça insanın gerçek yüzü ortaya çıkmaz. Bu durum başkası için geçerli olduğu gibi kendimiz için de söz konusudur.
Yaşadığımız imtihanlar pek çok hikmeti yanında iki şeye de vesile olur: Birincisi kendimizi daha yakından tanımak, güçlü ve zayıf noktalarımızı görmek. İkincisi ise etrafımızdaki insanları daha yakından tanımak. Gerçek dostlar ile dost sandıklarımızı ayırt etmek.
Rabbimiz!
Bizi, Senden gafil, âyetlerinden habersiz, dünyada niçin yaşadığını bilmeyen, boşa ömür tüketen bedbahtlardan eyleme. Yaratılış amacını bilen, Seni bulan, Sana layıkıyla kul olanlardan eyle.
Âmin.