Bilge birisi kendisini eylemlerinden ve sonuçlarından sorumlu görür; bilgelikten hiç nasiplenmemiş insan ise kendini sadece niyetlerinden sorumlu sayar.
“Mısır Otomobil Kulübü” ve yazarı Alâ El Asvani’den, bir kitap kulübünde seçilene kadar haberdar değildim. Kitabı okumaya başlamadan önce buradan yani 1000kitap’tan birkaç inceleme okudum. Beklentim yüksek değildi, kitabı zor bulmuştum, yeni basımı bile yoktu. Özellikle kitabın ilk bölümünü okuduktan sonra biraz da umutsuzdum. Fakat sanki yazar o ilk bölümle, “bakalım bu hikayeyi dinlemeye hazır mısın?” diyordu okura, bunu şimdi anlıyorum. Bir nevi tiyatroda Brecht’in yaptığını yapıyor, okuyucunun katarsis yaşayıp bittiğinde kitabı rahatlayarak kapatmasını istemiyordu. “Biz bir roman karakteriyiz” diyordu adeta kitabın daha başında Kemal ve Saliha, “bir yazarın hayalgücünün, imgeleminin dışavurumuyuz. Fakat sadece de bir hayal ürünü değiliz, çünkü gerçeğin bir yansımasıyız aynı zamanda..”
Bu kitabın saklı bir hazine gibi olduğunu düşünüyorum. Akıcı ve duru dili, temelde dayandığı toplumcu gerçekçi bakış, ilmek ilmek örülmüşçesine tasarlanmış muhteşem kurgusu, nedenselliği, bütün karakterlerin hiç istisnasız bütün derinlikleriyle, geçmişleriyle çizilmiş olmaları, bütün bu özellikleriyle bence inanılmaz başarılı bir romandı. Alâ El Asvani benim için çok büyük bir kazanım oldu. Diğer iki romanı Yakupyan Apartmanı ve Chicago ‘yu da okumak için sabırsızlanıyorum…