Burak

Burak
@buraakkara
İstanbul
4 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
"Aydın olmak demek; modaya uygun elbise,şapka, kolalı gömlek giyinmek demek değildir. Aydın kesim, halkın beyni sayılır. Halkımız sizleri iyi bir eğitim aldıktan sonra yüksek gelir elde etmeniz, geceleri eğlenmeniz için o konumlara getirmemiştir. Böyle davrananlar gerçek aydın olamazlar. Onlar yozlaşmışlardır. Eğitim almış olanların hepsi,milli düşünceyi geliştirmeye,milli ruhu uyandırmaya,milli iradeyi güçlendirmeye mecburdur."
Sayfa 22
İnsan ve Toplum
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Boş zaman, Ariosto'nun dediği gibi, cahillerin can sıkıntısıdır. Sıradan insanlar sadece zamanı geçirmeyi düşünürler; herhangi bir yeteneği olan kişi ise ondan yararlanmayı düşünür. Sınırlı kafaların, can sıkıntısına çok maruz kalıyor olmalarının nedeni, onların zihninin, istençlerinin konularının ortamı olmaktan daha fazla bir şey olmamasıdır. Bunun üstesinden gelebilmek için, istencin önüne, onu uyandırmak ve böylelikle bu konuyu kavrayacak zihnin de etkinliğe geçmesini sağlamak için, küçük, salt geçici ve gelişigüzel kabul edilmiş konular sürülür. Bu konular, sözü edilen amaca yönelik olarak uydurulmuş, iskambil vb. oyunlardır. Bu oyunlar olmazsa, sınırlı insan çareyi eline ne geçirdiyse şıkırdatmakta ve tıngırdatmakta bulur. Bu yüzden tüm ülkelerde, tüm toplumun baş uğraşısı iskambil oyunu olmuştur. Bu oyun topluluğun değerinin ölçütüdür ve tüm düşüncelerin iflasıdır. İnsanların birbirleriyle alışverişte bulunacakları düşünceleri olmadığı için, iskambil kağıdı alıp verirler ve birbirlerinin parasını almaya çalışırlar. ah, acınası insanoğlu! - Schopenhauer
Felsefe
İnsan neden intihar etmez de yaşamaya devam eder? Schopenhauer'a göre bunun sebebi hayatın, hiçliğe tercih edilebilecek bir şey olmasından kaynaklanmaz; hayatın çıkış kapısının, korkunç bekçiler olan, ölüm ve ölüm korkusu tarafından tutulmasından kaynaklanır. Gerçekten de vücudumuzda bir buton olsa ve o butona basmakla hayatımız acısız bir şekilde sonlansa, acaba kaç kişi hayatta kalmayı seçerdi?
Felsefe
Eğer yaşamak varolmak çok keyifli olsaydı herkes uykudaki bilinçsizlik haline geçmek için isteksiz davranır, büyük bir mutlulukla uykudan uyanırdı; ama durum bunun tam tersi. Herkes uyumak için büyük bir istek, uyanmak içinse isteksizlik duyuyor. - Schopenhauer İnsana, insan hayatına ait bütün olayları yepyeni ve tipik bir şekilde görüşle ele alan, aydınlatmaya çalışan Freud'a göre, uyku ile dış dünyadaki yaşayış şekli, bu dünyanın yarattığı zorluklar, yaptığı tesirler, meydana getirdiği sıkıntılar, ana karnında yaşanan hayatın çekiciliği, bu hayata karşı duyulan özlem arasında kuvvetli bir bağlılık vardır. Freud'e nazaran uyku bir yaşayış şeklidir, halidir. Bu yaşayış hali devam ettiği müddetçe insan dış dünya ile temasını büsbütün, tamamen kaybetmek, kesmek, yok etmek, bu dünyadan uzaklaşmak, uzak kalmak arzusunu duyar. Orada cerayan eden, olan biten şeyler, olaylara karşı hiçbir ilgi duymaz. Dış dünyadan ayrılarak, oradan gelen uyarıcılara karşı kendisini koruyarak uykuya dalar. Kendisini çevreleyen, kuşatan, içine alan, sıkan dış alemden bıktığı, usandığı ve bu alemden gelen tesirlerden yorulduğu zaman uyur. Uyurken dış dünyaya şöyle der veya demek ister: beni rahat bırak. Uyumak istiyorum. - Halis Özgü, İnsanın İçyüzü,1960, s. 65-66
Felsefe
"Varoluşun belirli bir anlamı yoktur ve varoluş manasızdır." der Schopenhauer. Böyle bir dünyada herkes yaşama motivasyonu bulamaz. O yüzden bazı kişiler Bacon'ın şu sözlerini tekrar edeceklerdir: " Bu evrensel çerçevenin başıboş olduğunu düşünmektense, kutsal efsânelere inanırım, daha iyi."
Felsefe