Burak

1970'li yıllar Türkiye'de iktidardaki Demirel hükümetine verilen askerî muhtırayla baslamıstır. 12 Mart 1971'de verilen bu muhtıra üzerine Süleyman Demirel başbakanlıktan istifa etmek zorunda kalmıştır. Askerler doğrudan yönetimi ele almasalar da, güdümlü hükümetler aracılığıyla yönetime müdahalede bulunmaktadırlar. Yine bu hükümetler aracılığıyla, tam da yönetimden uzaklaştırılan Demirelin istediği biçimde, Türkiye'ye bol gelen 1961 Anayasası'nın özgürlükleri sınırlanmıştır. Ama özgürlüklere alışıldıktan sonra onlar dan vazgeçilmesi kolay olmamaktadır. Bu yüzden 1970'li yıllar hak-özgürlük mücadeleleri ve ekonomik sıkıntılarla savaş yıllarıdır. Bir yanda kaos ve kargaşa olsa da, öte yanda umut vardır. İnsanlar bu kargaşayı sona erdirebileceklerine inanmaktadırlar. 1968 ruhuyla dünyayı düzeltebilme inancını ve onu güzelleştirebilecekleri umudunu, yitirmemişlerdir hâla. İşte bu ortamın paradoksal yapısı, 1970'ler sinemasında da kendini gösterecektir.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Sinema
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Önceki filmlerinde, genellikle tek kahraman üzerinde duran yönetmen, Gecelerin Ötesi'nde ilk defa olarak aynı çevreden olan, oysa, değişik endişelerin, tutkuların etkisi altında hareket eden, ortak bir eylem etrafında birleşmekle beraber, bu eylemin gayesine ulaştıktan sonra birbirinden kopan kişilerden bileşik küçük bir topluluğun, bir çetenin dramını psiko-sosyal bir açıdan incelemektedir. Mutluluğu tatmamış uzunyol kamyon şoförü Fehmi, uzun çalışma yıllarından sonra garantisi olmayan bir geleceğin düşüncesiyle bunalan mensucat işçisi Ekrem, Amerika'ya kaçıp orada başarı kazanmak hülyasına kapılan rock'n roll meraklısı Sezai ve Yüksel, tatminsizlik duygusu içinde ezilen tiyatro oyuncusu Cevat, cinsel bir tutkunun doğurduğu dengesizlik icinde kıvranan ressam Ayhan, aynı mahallede doğup büyüyen gençlerdir. Her mahallede bir milyoner yetiştirmeyi gaye edinen bir siyasi düzenin harcadığı bir topluluk bu. Eyleme geçmek gerek ve lider Fehmi onları bir soygun oldu bittisi içinde bırakıyor. Kurtuluş yollarını açacak para, bu şekilde elde edilmiş oluyor. Oysa, sonuç ya ölüm ya da hapishanedir (Scognamillo, 1973, s.99-100),
Sayfa 118·Kitabı okudu
Sinema
Atıf Yılmaz Batıbeki, 1950'li yllarda adım attlğı sinemada ölümüne dek sürekli çalışmış; kriz, baskı demeden her dönemde, her türde, her konuda film çekmiş ve izleyiciye ulaşabilmiştir. Kendisini yenileyebilen, öğrenmeyi hiç bırakmayan, gençlerle çalışarak onların enerjisinden ve güncel bilgilerinden yararlanan, kendi deneyimlerini onlarla paylaşan bir ustadır.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Sinema
Selvi Boylum Al Yazmalım filminde, özellikle karakterlerin inşaasında iç monologlarla bir doku oluşturulmaya çalışılmış ve sevgi teması, bu dokunun içinde yer almıştır. Özgün eseri senaryolaştıran Ali Özgentürk de (2001) bu konuda, filmin temel izlediği olan sevgi temasını, karakterlerin kalp hareketlerini izleyerek tuğla tuğla örmeye çalıştıklarını belirterek film de olayların çok önemli olmadığını, karakterlerin sevgi konusundaki zenginliklerini ve birbirlerine olan duygusal yönelimlerini öne çıkardıklarını ifade etmektedir (Künüçen, 2001).
Sayfa 106·Kitabı okudu
Sinema
Sinemacılar Dönemi sinemasına genel olarak baktığımızda, ilk gözümüze çarpan özellikler sinema dilinin öğrenilmiş olması, halk ve sinema arasındaki aşkın gücü, ticari yaklaşımlı çok sayıda film üretimi ve tüketimi, güçlü temellere dayanmasa da işleyen bir ekonomik çark ve yaratılmış yıldızlar, yıldızlar, yıldızlardır...
Sayfa 78·Kitabı okudu
Sinema