Tiyatrocular Dönemi'nin en önemli özelliği, Türk sinemasına ilk'lerin gerçekleştirildiği bir dönem olmasıdır. Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumuna yaşattığı ilkler gibi.... Dönemin sinemasal 'ilk'lerini, yeniden bir gözden geçirirsek: ilk Müslüman Türk kadın sinema oyuncuları olan Neyyire Nevir ve Bedia Muvahhit'in 1923 yılı yapımı Ateşten Gömlek filminde oynaması. Türk kadınının kendisini bu alanda da kanıtla masına fırsat vermistir.
Dünya sinemasında sesin bulunuşundan hemen birkaç yıl sonra, 1931 yılında ilk sesli Türk filmi olan İstanbul Sokaklarında filminin çekilmesi, teknolojik yeniliklere duyarlı bir ortamın yaratılmış olmasının sonucudur.
Kurtuluş Savaşı konulu Bir Millet Uyanıyor filminde, gerçek savaş belgesel görüntülerinin film içine kurgulanması önemlidir. Yeni yaşanmış bir savaşın, duygusal etkisini izleyicilere aktararak, kitleleri sinemaya çekmiştir. Her ne kadar Ertuğrul'a kızanlar tarafından 'kolaycılık' olarak nitelenmişse de. Başka bir ilk, 1935 yılı yapımı Aysel Bataklı Damın Kızı filmiyle, magazin basınının da yardımıyla, Cahide Sonku'nun starlaştırılmasıdır. Yeşil gözlü, sarı saçlı, beyaz tenli, 'Avrupaï görünümlü bu ilk kadın starımızın bu filmde başına bağladığı eşarbın reklam konusu yapılarak satışa sunulması, ilk sinema-reklâm ilişkisi olarak nitelenebilir.
Muhsin Ertuğrul tarafından gerçekleştirilen, çekim yılı göz önüne alındığında Sinemacılar Dönemi'ne sarkmasına rağmen, bu dönem içinde ele almamız gereken başka bir 'ilk daha var Türk sinemasında: İlk renkli film Halıcı Kız.