Burak

Stalker zayıf bir insan gibi görünür, ama gerçekte, inançlarından ve insanlara hizmet iradesinden aldığı güçle, asıl o'dur yenil mez olan. Sanatçılar, önünde sonunda mesleklerini birilerine bir şeyler anlatmak amacıyla değil, insanlara hizmet iradelerini göstermek için icra ederler. Kimi sanatçıların, eğer özgürce yaratabiliyorlarsa bunun kendiliğinden bir kazanım olduğunu, böyle bir şeyin mümkün olabileceğini ileri sürmeleri beni hep şaşırtmıştır, sanatçı yaşardığı çağın ve birlikte yaşadığı insanların bir ürünü olduğunu anlamalıdır.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Sinema
Reklam
Sanatçının 'özgür oluşu' ya da 'özgür olmayışı' benim kesinlikle anlayamadığım bir sorundur. Sanatçı hiçbir zaman özgür değildir. Ve sanatçıdan daha çok özgürlüğünü kaybetmiş insan yoktur. Yeteneğine, boyun borcuna zincirlenmiş insandır sanatçı; yeteneğine, böylelikle de insanlara hizmetle yükümlüdür. Öbür yandan sanatçı tümüyle özgün biridir: Dilerse yeteneğini tümüyle gerçekleştirmek ya da ruhunu üç on paraya satmak onun bileceği iştir. Tolstoy, Dostoyevskiy ve Gogol'ün yaşadıkları bütün o ruh fırtınaları, sanatçı olarak rolleri ve görevlerinin bilincinde olmalarından kaynaklanıyordu.
Sayfa 171·Kitabı okudu
Sinema
Elektronik müziğin şiirselleştirilmiş bir dünya yankısı, bir iç çekiş, hışırtı gibi çağrışımlar yapmasını istiyorduk. Bu çağrışımlarla hem sanal bir gerçeklik duygusu yaratılacak, hem de somut, belli bir ruh hali ve iç dünyanın sesi yansıtılmış olacaktı. Elektronik müziğin elektronik müzik olduğu ve hangi elektronik yön temlerle üretildiği anlaşır gibi olduğu anda, müzik hemen kesiliyordu. Artemyev gerçekten çok karmaşık yollardan ulaşmıştı bu seslere. Dünyanın doğal, organik sesini algılayabilmek için elektronik müziğin kendi 'kimyası'ndan arındırılması gerekiyordu.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Sinema
Ben dünyanın kendi sesinin çok güzel olduğunu düşünüyorum ve eğer bu sesi tam gerektiği gibi duymayı öğrenebilirsek, sinemada müzik ihtiyacı ortadan kalkacaktır. Benim idealim de böyle bir film yapmaktır.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Sinema
Kuşkusuz, sanat tümüyle yapaydır. Gerçeği yalnızca sembolize eder. Bu, iki kere iki kadar açık bir gerçek. Ama profesyonel beceriden yoksun, yeterli bir donanımla ve hünerle kotarılmamış bir yapaylığı da üslüp özelliğiymiş gibi ileri sürmemek gerekir, hele ortada imgeselliğin bir özelliği olarak değil de, yalnızca zorlamayla, nasıl olursa olsun bir etki yaratma arzusuyla ortaya çıkmış bir abartı söz konusuysa. Bu bir taşralılık işaretidir: ne pahasına olursa olsun bir yaratıcı, yüce sanatçı olma arzusu, diyelim. Seyirciye saygı duymak gerekir. Ve seyircinin yüzüne üflenmemelidir. Kedi ve köpekler bile yüzlerine üflenmesinden hoşlanmazlar.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Sinema
Reklam