Burak

Burak

, bir kitap okudu
10/10
·272 syf.·
9 günde okudu
·
2024 45. kitabı
Andrey Tarkovski
8.9/10 · 1.113 okunma
Reklam
Nostalgia filmi de geride kaldı; ama bu filmin çekimlerine başlarken, çok kısa bir süre sonra da benim nostaljimin, ömrümün son gününe dek yüreğimi dağlayarak sürecek olan gerçek nostaljinin başlayacağını nereden bilebilirdim?
Sayfa 219·Kitabı okudu
Sinema
Nostalgia'da 'zayıf insan' temasını sürdürmek benim açımdan önemliydi: görünüş olarak yılmaz bir savaşçı havasında olmayan ama bu hayatın asıl galibi olan 'zayıf insan... Stalker'in de hayatın tek gerçek değeri ve umudu olarak gördüğü 'zayıflığı' savunduğu bir iç monologu vardır. Pragmatik olamayan, pragmatik gerçekliğe uyum sağlayamayan insanlar hep hoşuma gitmiştir. Filmlerimde kahramanlar yoktur, ama her zaman insanlar vardır: manevi heyecanını taşıyan çocuklar gibidir bunlar: sağduyu açısından bakıldığında konumları gerçekdışıdır, öyle pürüzsüz, hesapsız, içten...
Sayfa 214·Kitabı okudu
Sinema
İtalya'da çalışmama karşın yine de her şeyiyle Rus olan bir film çekmeyi başardım: moral bakımdan, ahlaki bakımdan ve duygusal bakımdan. İş gereği İtalya'ya gelmiş, burada uzunca bir süre kalmak zorunda kalan bir Rus'un, bu ülkeye ilişkin izlenimleri üzerinedir film. İtalya'nın, turistleri hayranlık içinde bırakan ve milyonlarca basılan kartpostallarla dünyanın her yanını kim bilir kac kez dolaşan turistik güzelliklerini bir kez de beyazperdede sergilemek gibi bir amaç taşımadım hiç. Bir yandan, üzerine yağmur gibi yağan binlerce yeni izlenimle kafası karışan, dengesi bozulan, öbür yandan bu yeni izlenimlerini, buraya kendisiyle birlikte gelmelerine izin verilmeyen en yakınlarıyla paylaşabilmesi mümkün olmayan bir Rus insanının, bu yeni deneyimini tüm varlığıyla bağlı olduğu geçmişine eklemleme konusunda yaşadığı kahredici imkânsızlık üzerineydi film. Bunlar benim de yaşadığım duygulardı: uzunca bir süredir evimden, yurdumdan ayrıydım; için de bulunduğu yeni dünya, yeni kültür, yavaş yavaş bunlara sevgi duyarak bağlanmaya başlaması, sebebi bilinmez bir umutsuzluk gerginlik içinde bırakıyor insanı: karşılıksız aşk gibi tıpkı; bilinemezi bilmenin, birleşemeyecek olanı birleştirmenin imkânsızlığı gibi ve dünya üzerindeki yolculuğumuzun sonluluğunun hatırlanması gibi. Hayatın sınırlılığının ve önceden belirlenmişliğinin uyarı işareti gibi, dış etkenlerin değil (öyle olsaydı, çözümü çok kolay olurdu!), senin kendi iç 'tabu'nun denetimindeki hayatın.
Sayfa 208 - Nostalgia·Kitabı okudu
Sinema
Solaris'te uzayda kaybolmuş insanlar anlatılır. Bir üst bilinçı basamağına yükselmek zorunda kalmış insanlardır bunlar. Var gücüyle bir hedefe kilitlenme duygusu -insana dışarıdan dayatılan ve bitip tükenmek bilmeyen bu duygu- kendi içinde son derece dramatiktir, çünkü sonsuz bir tedirginlik, yoksunluklar, acılar ve hayal kırıklıkları eşlik eder ona; zira nihai gerçek, ulaşılmazdır. Üstüne üstlük bir de vicdan verilmiştir insana, davranışları ahlak normlarına uymadığında acı çekip dursun diye... Bu durumda vicdanın varlığının da bir anlamda trajik olduğu söylenebilir. Hayal kırıklıkları yaşayan Solaris'in kahramanlarına biz epey hayalci bir çıkış önerdik. İnsanı, onu var eden dünyaya sonsuza dek bağla yan köklerinin bilincine varmak. Ama bu bağların bile onlar açı sından bir gerçekliği yoktur.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Sinema
Reklam