Burak

Zamanı geri çeviremezsin derler. Bu bir tek, geçmiş geri getirilemez anlamında doğrudur. İyi de, şu geçmiş denen şey özünde neyin nesidir? Geçip gitmiş olan şey mi? O zaman, geçip gitmiş ne demektir, özellikle de geçen her ânın, gelgeç olmayan şimdiki zamanın gerçekliğini herkes geçmişte buluyorken? Geçmiş bir anlamda şimdiden daha gerçek, en azından daha durağan, daha kararlıdır. Şimdiki zaman parmaklarımızın arasından akan kumlar gibi kayar gider ve önemli, ele gelir ağırlığı ancak anılarda kazanır.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Sinema
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sanatta güzellik ve eksiksizlik, bir sanat eserinin bütünselliğine zarar vermeyi göze almaksızın ondan herhangi bir şey çıkarmanın mümkün olmadığı ya da gerek düşünsel gerekse estetik anlamda onun herhangi bir yanının öbür yanlarına üstün tutulmasının mümkün olmadığı durumda söz konusudur ancak. Bir baş yapıtın bazı bölümlerini öteki bölümlerine yeğleyebilmek de, eserinin nihai hedefinin ve ana sorunsalının belirlenmesinde yaratıcısına 'el vermek' de mümkün değildir. Ovidius şöyle diyor bu konuda: "Sanat, kimsenin onu fark etmediği yerdedir." Engels'in düşüncesiyse şöyledir: "Yazar kendini ne kadar geriye çekip görüşlerini ne kadar iyi gizleyebilmişse, bu, sanat eseri için o kadar iyidir."
Sayfa 40·Kitabı okudu
Sinema
Bereketli topraklarda elmas bulamazsınız; elmas yanardağların çevresinde, volkanik topraklarda bulunur. Sanatçı biraz içtenlikli olamaz; sanatın güzele yalnızca biraz yakın olamaması gibi tıpkı. Sanat, mutlak güzelin ve eksiksizliğin var oluş biçimidir.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Sinema
Sanatçının konusunu 'aradığı'nı söylemek yanlıştır. Konu sanatçının içinde bir meyve gibi yetişir, sonra da gösterilmeyi (ifadeyi, izharı) talep etmeye başlar. Doğuma benzer bir durumdur bu... Ozanın gururlanacağı bir şey yoktur; çünkü o durumun hakimi değil, hizmetçisidir. Yaratıcılık onun tek varoluş biçimidir ve var ettiği her eser, gönül rızasıyla vazgeçemeyeceği, geri duramayacağı bir eylemi belirler.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Sinema
Ozan, çocuk hayal dünyasına ve ruhsal yapısına sahip bir insandır; kafası, dünyaya dair ne denli derin, köklü düşüncelerle dolu olursa olsun, dünyadan etkilenişi doğrudandır. Yani ozan, dünyayı betimlemez, onu meydana çıkarır, keşfeder.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Sinema